YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/337
KARAR NO : 2023/2491
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde, çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/51 Esas, 2015/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2021/11254 Esas, 2022/1724 Karar sayılı kararı ile mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü
şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/201 Esas, 2022/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Dosya kapsamındaki beyanlar ve olayın oluş şekli itibariyle suçun işlendiğinin sabit olduğu ve sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delillerin mevcut olduğundan sanık hakkında beraat hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu yönündedir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdur beyanlarında; anne ve babasının boşanması sonrası dayısı sanık …’nın yanında kaldığını, bu sürede bir sefer olarak kendisini televizyon izlediği sırada dövdüğünü ve akabinde sanığın cinsel organını ağzına soktuğunu belirtmiş ise de kovuşturma aşamasında dayısı olan sanığın kendisine kötülük yaptığını, cinsel organını yalattığını beyan ettiği görülerek katılan mağdurun beyanlarının çelişkili olduğu, katılanın, olayı intikal şeklinin katılan mağdurun gerçekleştiği bir eylem üzerine olduğu dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle berratine hükmedilmediği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/201 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.