YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1824
KARAR NO : 2023/2068
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/437 E., 2022/785 K.
DAVA TARİHİ : 01.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkilinin mahkemeden konkordato talep ettiğini ve mahkemece geçici mühlet tedbirlerine hükmedildiğini, konkordato isteminden evvel davalı bankaya ciro ederek 2 adet çek vermiş olduğunu, davalı bankanın konkordato tedbirlerine muhalefet edecek şekilde 2 adet çeki tahsil ederek kredi borçlarına mahsup ettiğini, tahsil edilen çek tutarlarından oluşan alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takiplere davalının itiraz etmesiyle durduğunu, dava konusu çeklerin yetkili hamilinin davacı müvekkilleri olduğunu, ancak davalı bankanın tahsil ettiği çek bedellerini konkordato komiserliğinin kontrolündeki hesabına yatırılması gerekirken yatırmadığını öne sürerek davalının Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2018/13709 E. sayılı ve Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2018/13712 E. Sayılı dosyaları nezdinde başlatılan takiplere yönelttiği takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptali ile haksız itiraz nedeniyle ayrı ayrı alacak miktarının % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu çeklerin davalı bankaya davacı tarafından teminat karşılığı verildiğini, davacının müvekkili bankaya kredi borcu olması nedeniyle çek karşılık bedellerin davacının borçlarından mahsup edildiğini, müvekkili bankanın yapılan tahsilatlarda iyiniyetli olduğunu belirterek; davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2020 tarih, 2019/585 Esas, 2020/858 Karar sayılı kararı ile dava konusu çeklerde davacı şirket tarafından yapılan cironun tahsil cirosu ya da rehin cirosu olduğuna dair bir ifade bulunmadığından, bu ciroların temlik cirosu olduğu ve dolayısıyla davacı şirketin bu çekleri davalı bankaya ciro etmesinden sonra artık bu çeklerin yetkili hamili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/913 Esas, 2021/1601 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.İlk Derece Mahkemesi kararı, 11.04.2022 tarih, 2022/1251 Esas 2022/1999 Karar sayılı ilamla, uyuşmazlık konusu çeklerin devrinin rehin amacıyla yapıldığı, bankanın rehin cirosu ile hamil olduğu çek nedeniyle hak sahibi olmasının mümkün olmadığı, konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüz olacağı, çekin temlik cirosu ile devredildiğinin kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devrin, geçersiz olacağı, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin davalı banka tarafından konkordato talep eden şirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerekirken davacının kredi borcundan mahsup edilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile; itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının geçici mühlet tarihinden önce uyuşmazlık konusu çekler üzerinde hamil sıfatını kaybettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, icra inkar tazminatı verilmesinin haksız olduğunu öne sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, İcra ve İflas Kanununun İİK’nın 286 vd.,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki ben dışında yer alan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Uyuşmazlık konkordato isteminden evvel davalı bankaya verilen çeklerin konkordato sürecine rağmen banka tarafından tahsil edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Bu noktada tartışılacak olan alacağın esasına ilişkin değil tahsil yoluna ilişkindir. Bu nedenle alacağın inkar edilmediği de göz önünde bulundurulduğunda tahsil yolunun farklı kullanılmış olması sebebiyle inkar edilmeyen alacak üzerinden icra inkar tazminatı verilmesi doğru görülmemiştir. Aksi düşünce icra inkar tazminatının genel ruhuna aykırıdır. Ancak yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün icra inkar tazminatı yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın icra inkar tazminatı yönünden temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, sonraki bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.