YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16570
KARAR NO : 2023/17710
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Davaya katılmasına karar verilen suçtan zarar gören …’un 07.12.2015 tarihli temyiz dilekçesinde sanık hakkında şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi uyarınca katılma kararının hükümsüz kaldığı ve temyiz edenin buna yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz talebine ilişkin olarak; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, mahkumiyet kararının tebliğine ilişkin işlemlerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine uygun olmadığının ve sanık müdafii tarafından mahkemeye sunulan 30/10/2015 tarihli dilekçede eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz isteminde de bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi gereğince talep hakkında karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğu halde eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin mahkemesince verilen 02.11.2015 tarihli ek karar hukuken yok hükmünde ve eski hale getirme istemin koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek, sanık … müdafiinin temyizi süresinde kabul edilerek, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun’un 43,62 ve 52 inci maddeleri uyarınca neticeten 8.840,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Tebliğname’de mağdurun temyiz isteğinin reddedilmesi, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün onanması ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Mağdurun temyiz isteği, sanık hakkında şikâyetinden vazgeçtiğine, sanığın suç oluşturacak bir eyleminin olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararda sanık için sehven suça sürüklenen çocuk ibaresinin geçtiğine, yalnızca mağdur beyanlarına dayanılarak sanığın mahkum edildiğine, mağdurların şikâyetçi olmadıklarının göz önüne alınmadığına, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığına, mağdur …’nin sanığa alaycı tavırlar sergilemesi nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü saat 11.45 sıralarında, işletmiş olduğu otele ses uygulaması yapmak üzere gelen mağdurlara, “S… gidin, atın lan bunları, çıkın lan boşaltın burayı, manyağın biri geldi, alın bu manyakları burdan.” şeklinde sözler söyleyerek hakarette bulunduğu ve bu sırada mağdur …’yi ittirmek suretiyle cebir uygulayarak görevini yaptırmamak için direndiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece mağdur beyanları, CD çözümüne ilişkin tutanak ve mağdur …’ye ait adli rapora göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdurun Temyiz İsteği Yönünden
Davaya katılmasına karar verilen suçtan zarar gören …’un 07.12.2015 tarihli temyiz dilekçesinde sanık hakkında şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi uyarınca katılma kararının hükümsüz kaldığı ve temyiz edenin buna yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, mağdurların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, kamera görüntülerinin çözümüne ilişkin tutanak ve mağdur …’nin sanığın eylemi sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığını gösterir adli raporu karşısında, sanığın mağdurlara hakarette bulunduğu ve mağdur …’ye cebir uygulamak suretiyle yaralayarak görevini yaptırmamak için direndiği anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanık müdafinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiş, Tebliğname’de görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün bozulması yönündeki görüşe bu sebeple iştirak edilmemiştir.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Mağdurun Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik mağdurun temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.