YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3082
KARAR NO : 2023/4928
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/255 E., 2021/254 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.07.2012 tarihli ve 2012/250 Esas, 2012/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine, dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2013 tarihli ve 2012/250 Esas, 2012/229 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2013 tarihli ve 2012/250 Esas, 2012/229 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.12.2018 tarihli 2017/631 Esas, 2018/9941 Karar sayılı kararı ile;
“Hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içerdiğinden, öncelikle; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti için, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup kesin bir şekilde belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” , karar verilmesinde,
b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan beraat kararı verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesinde, zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.04.2019 tarihli ve 2019/48 Esas, 2019/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 6545 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası da dikkate alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
F. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2019/48 Esas, 2019/232 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2020 tarihli 2020/4114 Esas, 2020/7327 Karar sayılı kararı ile dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
G. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2021 tarihli ve 2020/255 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmayarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 6545 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin
üçüncü fıkrası da dikkate alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesine rağmen mahkemece uyuşturucu madde ticareti yapma suçu dikkate alınarak basit yargılama usulünün uygulanmadığını, bu nedenle kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın otobüsle Aydın İline uyuşturucu hap getireceğe dair alınan istihbarat sonucu başlatılan soruşturmada sanığın üzerinde 197 adet hapın ele geçirildiği, uzmanlık raporuna göre hapların 1 tanesinin Ecstacy olarak bilinen ve Amfetamin türevi olan N-Metil-3,4 metilendioksiamfetamin (MDMA) etken maddesi içerdiği, diğer 196 adet beyaz renk tabletin 2313 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, sanığın yapılan idrar tahlilinde tetrahidrokannobinol (THC) sonucunun pozitif çıktığı, amfetamin (AMP) sonucu negatif çıktığı olayda; 6545 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği yargılamaya devam edilmesi gerektiği anlaşılmış ve sanığın uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği sabit görülmekle suç tarihindeki kanun hükmü uygulanmak suretiyle 6545 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası da dikkate alınmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2021 tarihli ve 2020/255 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate
alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.