YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2958
KARAR NO : 2010/7965
KARAR TARİHİ : 13.12.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/94251
…’u kasten öldürmeye teşebbüsten, yağmadan ve hakaretten sanık …’ün yapılan yargılanması sonunda: öldürmeye teşebbüsten hükümlülüğüne, yağma ve hakaretten beraatine ilişkin (BAKIRKÖY) Onüçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2009 … ve 302/331 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık hakkında duruşmalı, C.Savcısı ile müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ün mağdur …’u kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, sanığın yağma suçu ile ilgili olarak elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraatine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, suçun sanığın kardeşi … tarafından işlendiğine, yaralama suçundan hüküm kurulması, haksız tahrik hükmünün uygulanması, teşebbüs nedeni ile alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, lehe yasa karşılaştırmasının yetersiz olduğuna vesaireye yönelen, müdahiller … ve … vekilinin tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, sanığın yağma suçundan da cezalandırılması, dosyanın … yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/807 sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve yağma suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2-a) Sanık …’ün mağdur …’u öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
İddianamede; “sanığın, mağdur …’in üzerine gidip mağduru falçata ile elinden yaraladığı daha sonra kardeşi … ile birlikte mağdur … ve kardeşi …’yı yere yatırıp kesici delici aletlerle rastgele vurarak yaraladıklarının”
anlatılarak sanığın mağdur … ve kardeşi …’ya yönelik eylemlerinin açıklandığı ve öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasının istendiği ancak her bir mağdura yönelik olarak ayrı ayrı sevk maddesi gösterilmeyip … bir sevk maddesinin gösterildiği, bu eksikliğin mağdur …’e yönelik eylem ile ilgili olarak sanık hakkında dava açılmadığı şeklinde değerlendirilmesinin iddianamedeki anlatıma göre mümkün olmadığı anlaşılmakla; CMK nun 225. maddesine göre iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında mağdur …’i öldürmeye teşebbüs suçundan açılan dava ile ilgili olarak herhangi bir hüküm kurmaması suretiyle CMK nun 225. Maddesine aykırı davranılması,
b) Sanık …’ün hakaret suçu yönünden;
Sanığın kovuşturma aşamasında 20.12.2005 tarihinde yapılan sorgusunda kavga sırasında bir defa küfür ettiğini beyan etmesi karşısında, bu beyanına niçin itibar edilmediği açıklanmaksızın mağdurlara yönelik hakaret suçundan beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafii ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
13.12.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 16.12.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.