YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13698
KARAR NO : 2023/3245
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (her iki mağdureye karşı ayrı ayrı)
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Yargılama sırasında yetiştirme yurdunda kalan mağdureler ile ilgili mahkemesi tarafından yasal temsilci sıfatı ile şikâyetçi Bakanlığın davadan haberdar edilmediği ve davaya katılmadığı anlaşılmış ise de, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekilinin de dilekçe verip hükmü temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan ve vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmekle gereği görüşüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2014 tarihli ve 2013/225 Esas, 2014/394 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurelere karşı ayrı ayrı çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Tanığın olaya ilişkin bilgisinin olmadığına, mağdure beyanlarında çelişki olmadığına, verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve kararın bozulması talebine ve re’sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurelerin kalmış olduğu kız yetiştirme yurdundan kaçmaları üzerine, sanığın kullandığı kamyona otostop çeken mağdureleri aldığı Antalya iline geldiklerinde mağdurelerin üvey ağabeylerinin yanına gitmek istediklerini söyledikleri cep telefonu ile aramalarına rağmen kimsenin almaya gelmediği, sanığın mağdureler ile birlikte aracın içinde yemek yediği, daha sonra kamyonun kapılarını kilitleyip camlarını örttüğü, perdelerini kapattığı, mağdure Binnur’a bakire olup olmadığını sorduğu ve birlikte olmak istediğini söylediği, kabul etmemesi üzerine saldırarak pantolonunu çıkarmaya çalıştığı, pantolonunun düğmesini kopardığı, mağdurenin direnmesi üzerine …’un göğüslerini sıktığı, …’un yanında bulundurduğu bıçağı çıkararak sanığın boğazına dayaması neticesi sanığın aracın kapılarını açarak eylemine son verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; İlk Derece Mahkemesi tarafından; sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, tanık olarak beyanı alınan sanıkla birlikte şoförlük yapan arkadaşı tanık Kadri ***’nin de sanığın savunmasını doğrular nitelikte beyanlarda bulunması karşısında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin mağdurelerin soyut beyanları dışında vicdani kanı oluşturmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, tutarlı, inandırıcı, kendi içinde çelişmeyen delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca şüphenin olduğu yerde mahkûmiyet olmayacağından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2014 tarihli ve 2013/225 Esas, 2014/394 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.