Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/2583 E. 2010/3787 K. 01.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2583
KARAR NO : 2010/3787
KARAR TARİHİ : 01.04.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL, YIKIM

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 2465 parsel sayılı taşınmazda paydaşlar arasında yapılan özel parselasyon krokisine göre kendisine isabet eden 257 sayılı özel parsele davalının yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, çekişme konusu taşınmazdaki payını üzerindeki konutla birlikte 13.9.1996 tarihinde satın aldığını ve o tarihten beri fiili kullanımının süregeldiğini, paydaşların tümünün imzasını taşımayan özel parselasyon krokisine değer verilemeyeceği gibi bir taksim sözleşmesinin de bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;” … Uyuşmazlığın … Medeni Kanununun paylı mülkiyet hükümleri gözetilerek çözümlenmesi zorunludur. Bu durumda, davacının payına karşılık taşınmazda kullandığı veya kullanabileceği bir yer bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla davacı yönünden intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulması, anılan hususların değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir…” gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ” davacı yönünden intifadan men olgusu gerçekleşmediğinden uyuşmazlığın … Medeni Kanununun paylı mülkiyet hükümlerine göre taksim veya satış suretiyle ortaklığın giderilmesi gerektiğinden, davanın reddine” karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararından sonra davacı tarafa delillerini bildirmesi konusunda süre tanınmış ve davacı vekili, toplanan delillerle yetinilerek karar verilmesini istemiş olmakla, taraflar arasındaki çekişmenin keşifle çözümleneceği ve bu beyanın keşif yaptırmayacağı şeklinde yorumlanarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 01.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.