Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1995 E. 2023/5339 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1995
KARAR NO : 2023/5339
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 24.01.2023 tarihli 2021/18167 Esas, 2023/300 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve 2015/163660 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 … maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 … maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken Yerel Mahkemece TCK’nın 158. maddesinin birinci fıkrasının f bendi uyarınca temel cezanın 3 yıl hapis ve 60 gün adli para cezası olarak belirlendiği, TCK’nun 62 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50 gün adli para cezasına indirildiği, aynı Kanun’un 52. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasının bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere hesaplanan 1.000 TL adli para cezalarının anılan Kanun’un 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yer alan “…Adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz” hükmü gereğince 52.000 TL’ye çıkarıldığı ve sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 52.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve yalnız sanık müdafii tarafından temyiz edilen hükümde 60 gün, 50 gün ve 1.000 TL, 52.000 TL olarak belirlenen temel adli para cezalarının Özel Dairece 2060 güne, 1716 güne çıkarılarak günlüğü 20 TL’den hesaplanıp sonuç adli para cezasının 34.320 TL olarak belirlenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verildiği olayda;

Yerel Mahkemece TCK’nın 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hapis cezasının yanında verilmesi gereken adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katı olan 41.200 TL’den az olamayacağı dikkate alınıp, aynı Kanun’un 52. maddesi hükmü gözetilerek suçtan elde edilen menfaat miktarının iki katından az olmayacak bir miktara denk gelecek şekilde temel adli para cezalarının gün olarak belirlenip artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra tespit edilen gün birim sayısının temel ceza belirlenirken düşünülen günlüğü 20 ilâ 100 TL arasındaki miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezalarına hükmedilmesi ve bu şekilde temel adli para cezalarının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın hükümlerde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, 60 gün, 50 gün olarak verilen gün adli para cezalarının bir gün karşılığı 20 TL belirlenerek 1.000 TL adli para cezalarına hükmedilmesinden sonra sözü edilen düzenlemelere aykırı olacak ve adli para cezalarının infazında tereddüt oluşturacak şekilde adli para cezaları miktarının doğrudan 52.000 TL’ye çıkarılmasının isabetsiz olduğunun kabulünün gerektiği,

Yerel Mahkemece hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi hâlinde 5275 sayılı CGTİHK’nın 106. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilecek karar ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca adli para cezalarının hapis cezasına çevrilerek hükümlerin infazının yapılacağı göz önüne alındığında Kanun’un öngörmediği bir şekilde infaz sırasında sanık aleyhine sonuç doğmasına sebebiyet verebileceği, söz konusu bu hukuka aykırılığın Özel Dairece eleştiri konusu yapılamayacağı, suç ve hüküm tarihi itibarıyla uygulanması gereken CMUK’nın 322. maddesinde sınırlı olarak sayılan Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller arasında bulunmadığı ve bu hâller dışında düzeltilerek onama yoluna giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, belirlenen hukuka aykırılığın bozma nedeni yapılması hususuna ilişkindir.

II. GEREKÇE
Dosya içeriğine ve Dairemizin kararındaki gerekçeye göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2021/18167 Esas, 2023/300 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.