Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/25207 E. 2023/5381 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25207
KARAR NO : 2023/5381
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Taşlıçay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2013 tarihli ve 2013/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli ve 2013/22 Esas, 2014/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 … ve 53 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.07.2017 tarihli ve 2017/16069 Esas, 2017/17192 Karar sayılı kararıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2017/111 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 … ve 53 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, mağdurun beyanı dışında delil bulunmadığı gibi tarihi … niteliğinde altın alırken dolandırıldığını iddia etmesi karşısında hukuka aykırı bir işlem yapmaya çalışması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun İstanbul ilinde ikamet ettiği, iki yıldır tanıdığı ve Ağrı’da yaşayan sanığın mağduru 06.07.2011 tarihinde cep telefonundan arayarak … arkadaşının gömü altın bulduğunu ve ucuza elden çıkarmak istediğini belirttiği, mağdurun bunun üzerine Ağrı iline gelerek sanıkla ve … olduğu belirtilen meçhul kişiyle buluşup numune altın aldığı, altının gerçek olduğu kanaatine varınca 08.07.2011 tarihinde 10.000,00 TL parayı bankadan çekerek Taşlıçay’a sanıkla birlikte gittiği, sanığın parayı alarak altınları alıp geleceğini belirtip mağduru yalnız bıraktıktan sonra ortadan kaybolduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık atılı suçlamayı inkar etmiş, mağduru arayan numaranın kendisine ait olmakla birlikte başka arkadaşları tarafından kullanıldığını ve mağduru tanımadığını savunmuştur.
3. Mağduru arayan numaranın sanığa ait olduğu iletişimin tespiti kayıtları ve tanık beyanlarıyla tespit edilmiştir.
4. Mağdur sanığı fotoğraf üzerinden net bir şekilde teşhis etmiştir.
5. Mahkemece teşhis tutanağı, sanığın savunması, mağdur ve tanık beyanları, iletişimin tespiti ve uzlaştırma yapılamadığına dair tutanak ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2017/111 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.