Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/2534 E. 2023/4756 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2534
KARAR NO : 2023/4756
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Katılanlar vekilinin usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmış, sanık müdafiinin temyizi ile sınırlı inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanık müdafinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2017/232 Esas, 2018/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 09.01.2012 tarihli raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığına, sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
10.07.2015 tarihinde vefat eden ve bozma öncesi yapılan yargılamada davaya katılmasına karar verilen …’ın sanığa kiralamış olduğu iş yerine ilişkin kira alacağının tahsili ve taşınmazın tahliyesi için başlatmış olduğu icra takibine yapılan borca itiraz üzerine İcra Hukuk Mahkemesinde açılan itirazın kaldırılması davasında, sanığın, 24.01.2011 tarihli “TUTANAKTIR” başlıklı belgeye sonradan “Ayrıca 19.500 E …” ile başlayan paragrafı ekleyerek oluşturduğu suça konu belgeyi ibraz etmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden
Katılanlar vekilinin yokluğunda verilip 03.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 14.01.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasına 18.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği gözetilmeden, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Kabule göre;
Adli Emanet Memurluğunun 2012/1309 sırasında kayıtlı suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2017/232 Esas, 2018/505 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde karar verildi.