YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9034
KARAR NO : 2023/4850
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin
bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/633 Esas, 2015/842 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suça konu 08.08.2011 keşide tarihli, 15.11.2011 vade tarihli, 5.500 TL miktarlı, borçlusu …, alacaklısı … … Objektif Reklam olan bonoyu düzenleyip, bonoda katılan … adına sahte imzalar atıp, aldığı mallar karşılığı tanık … …’e verdiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 10.06.2013 tarihli uzmanlık raporunda; tetkik konusu senedin ön yüzünde … adına atılı bulunan borçlu imzalarının …’ın elinden çıkmadığı, inceleme konusu senedin arka yüzünde basılı bulunan” objektif reklam prefabrik” içerikli kaşe izi üzerinde atılı bulunan birinci ciranta imzasının … ‘ın elinden çıkmadığı, …’in elinden çıktığı belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
4. Katılan alınan beyanlarında; suça konu bononun borçlusu olduğunu bankanın tarafına yaptığı protesto sonucunda öğrendiğini, suça konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, kendi adına sahte imza atıldığını, bonodaki alacaklı şahsı tanımadığını söylemiştir.
5. Tanık … alınan beyanında; katılanı tanımadığını, alacaklısı olduğu senedi kendisinin düzenlemediğini, sanıkla öncesinde tanıştığını, sanığın objektif reklam isimli iş yerini adına yapmak istediğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, sanığa noterden vekaletname verdiğini, katılan adına düzenlenen suça konu bonoyu sanığın kendisinin adını kullanarak yaptığını, senetteki yazıların ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemiştir.
6. Tanık … … alınan beyanında; sanığa sattığı mallar karşılığında sanığın arkasında … cirolu suça konu bonoyu kendisine verdiğini, kendisinin de bu senedi çalıştığı bankaya takasa verdiğini, vadesi geldiğinde senedin ödenmemesi üzerine katılana protesto çekildiğini söylemiştir.
7. Mahkemece sanık savunması, katılanın beyanı, emanetin 2013/7178 sırasında kayıtlı senet ve 10.06.2013 tarihli uzmanlık raporu ile dosya kapsamındaki delillere göre sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre; sanığın, benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak üst hadden teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/633 Esas, 2015/842 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.