YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1308
KARAR NO : 2023/4869
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, öncelikle dava dosyasında bilinen en son adresi olan “… akif … Mah. … Cad. No:28/1, Üsküdar/İstanbul” adresine tebliğ edilmesi, muhatabın adresten daimi olarak ayrılması vb sebeple bu adreste tebliğ imkânsızlığının söz konusu olması nedeniyle tebligatın bilâ-tebliğ iadesi durumunda Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresi esas alınmak suretiyle “MERNİS” şerhi de düşülerek gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi gerekirken, sanığın doğrudan MERNİS adresi olan … Mah. 235 Sok. No:10/2. Altınordu/Ordu adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesi ve 21 … maddesinin birinci fıkrasının ihlâli suretiyle tebliğ yoluna gidilmesinin usulüne uygun olmadığı, bu itibarla söz konusu tebliğ işleminin usûlsüz olduğu, sanık müdafiinin 28.12.2022 tarihli temyiz isteğinin kanunî süresinde olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Üsküdar (Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2010 tarihli ve 2009/274 Esas, 2010/306 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın huzurunda tefhim edilen bu kararın, 02.07.2010 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Üsküdar (Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2009/556 Esas ve 2009/513 Karar sayılı kararıyla sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç olan resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin ihbar edildiği anlaşılmıştır.
3. İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/420 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararıyla, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına ve sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Suç için öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
2. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye yer vermiştir.
3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 67 … maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, suç tarihi olan 12.02.2007 ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.07.2010 tarihi arasındaki süre ile denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi olan 24.04.2011 tarihi ile açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürelerin, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereği birleştirilmesi durumunda, yargılamaya konu suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/420 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.