YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10133
KARAR NO : 2023/4887
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Hukuka aykırı olarak ele geçirilen belgeyi hukuki sonuç doğuracak hale getirme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/319 Esas, 2015/733 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç tarihinde araç kiralama işi yaptığını, şikayetçinin kendisinden zaman zaman araç kiraladığını ve kiraladığı araçların başına bir şey gelmesi halinde kullanılması için kendisine suça konu senedi imzalayarak verdiğini, sürekli araç kiralaması nedeniyle de yeniden senet yapmamak için senedi geri almadığını, şikayetçinin kiralamış olduğu … plakalı araçta hasara neden olması üzerine 9.000,00 TL olarak meydana gelen zararın 6.000,00 TL’sinin katılan tarafından ödendiğini ancak geri kalan miktarın ödenmemesi üzerine şikayetçi tarafından teminat olarak verilmiş olan senedi kalan zarar miktarına ilişkin doldurarak takibe koyduğunu, senedi verilme nedeninden farklı olarak doldurmadığını, resmi belgede sahtecilik suçunu işlemediğini beyanla verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, oto kiralama firması işlettiği, şikayetçinin 10.03.2013 tarihinde sanığın oto kiralama firmasından iki günlüğüne Ford Fiesta marka bir araç kiraladığı, Adli Emanetin 2013/475 sırasında kayıtlı olan bir adet bonoyu da imzalayıp boş olarak teminat olmak üzere sanığa teslim ettiği, şikayetçinin sanıktan kiralamış olduğu aracı iki günlük sürenin sonunda sanığa teslim ettiği, sanığın ise şikayetçiden teminat olarak aldığı bonoyu şikayetçiye teslim etmeyerek kendisinde muhafazaya devam ettiği, sanığın daha sonra şikayetçinin araç kiralama karşılığında kendisine verdiği bonoyu 2. 700,00 TL tutarında bir bedel yazıp doldurarak Çerkezköy İcra Müdürlüğünün 2013/4586 Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden icraya koyduğu iddiasıyla şikayetçi tarafından şikayet edilmesi üzerine sanık hakkında hukuka aykırı ele geçirilen belgeyi hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki savunmasında, şikayetçinin iddia ettiği gibi bir defalığına araç kiralamadığını, defalarca kendisinden araç kiraladığını, şikayetçinin kiraladığı Toyota Corola marka bir aracın motorunun şoför hatası sebebiyle tamamen kullanılamaz bir şekilde olmasından dolayı çekici marifetiyle arabayı sanayiye götürerek serviste gerekli işlemlerin yaptırıldığını, 2.700,00 TL zarar olması sebebiyle şikayetçi tarafından kendisine verilen boş senedin üzerinde 2.700,00 TL yazmak suretiyle icra takibi başlattığını, iddia edildiği gibi Ford Fiesta araç karşılığı almadığını, suç kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
3. Mahkemece sanık hakkında, suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar olunmadığı değerlendirilerek, şikayetçi tarafından kendisinden iki günlüğüne kiralanan Ford Fiesta marka araç için teminat olarak verilen yalnızca imza kısmı şikayetçi tarafından imzalanan ve dolayısıyla kısmen boş olan bonoyu, şikayetçinin araç kiralama bedeli olan 200,00 TL’yi ödeyip aracı teslim ettiği halde şikayetçiye geri iade etmek yerine, şikayetçinin kendisine Toyota marka … plaka sayılı başka bir araç sebebiyle borçlu olduğunu iddia edip, bu bonoyu şikayetçinin bilgisi ve rızası olmaksızın hukuka aykırı şekilde 2.700,00 TL bedelli olarak doldurmak ve hukuki sonuç doğurması için de Çerkezköy İcra Müdürlüğünde icra takibine koymak suretiyle üzerine atılı açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu işlediği sabit görülerek anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamındaki savunma ve beyanlardan, suça konu senedin şikayetçi tarafından bizzat sanığa verilmiş olduğu ve bu nedenle senedin sanık tarafından hukuka aykırı ele geçirilmediği gözetilerek, şikayetçinin sanık hakkındaki belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve boş haldeki senedi, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurduğu yönündeki iddiası dikkate alındığında sanığa isnat olunan eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu, İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989 tarih ve 1988/1-1989/2 sayılı ilamı ile Dairemizin istikrarlı kararlarında öngörüldüğü üzere, boş kağıdın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunlu olup, bu hususta dosyaya sunulmuş bir yazılı delil mevcut bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla, varsa araç kiralama sözleşmesi, onarım belgeleri vs. belgeler getirtilerek suç konusu senedin nasıl doldurulacağına ilişkin taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyetine hükmolunması,
2. Suçun sübutu halinde “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunun, hükümden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/81-2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanunun 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/319 Esas, 2015/733 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.