Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/24 E. 2023/886 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/24
KARAR NO : 2023/886
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi davasının zarar unsuru bulunmaması sebebiyle reddine ve zarar unsuru oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildi.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; ilgililere yapılan tebligatın kanuna aykırı olduğu ve bazı ilgililere tebliğ yapılmadığı, kıymet takdiri raporunun da tüm ilgililere tebliğ edilmediğini, kıymet takdirinden çok sonra satış yapıldığı için yeniden kıymet takdiri yapılması gerektiği, satış ilanının yüksek tirajlı bir gazetede değil düşük tirajlı bir gazetede yapıldığı, satış ilanın da iskan kullanım ruhsatının da belirtilmediği, satış ilanı usulüne uygun olmadığı için ihale katılımının 2 kişi ile yapıldığı, diğer katılımcıların girmesine engel olunduğu, usulsüz olarak yapılan ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Grup Gayrimenkul’e usulünce tebligat çıkarıldığı, yasal sürede cevap dilekçesini sunmadığı, duruşmaya katılan davalı vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edildiği görülmüştür.
Davalı banka cevap dilekçesinde; şikayet konusu dosyada yapılan tebligatların tamamının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, satış ilanının da usullere uygun olarak yapıldığı, İcra Müdürlüğü tarafından basın ilan kurumuna gerekli yazıların yazıldığı ve basın ilan kurumu tarafından da satış ilanı ile ilgili yazılan yazının gereğinin ifa edildiği, ihale öncesi ve ihale sırasında hiç kimsenin ihaleye girmesinin engellenmediği iddiaları ile ihalenin feshi şikayetinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanının 24.09.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, satış ilanı tebligatı usulsüzlüğü sebebiyle ihalenin feshini isteme hakkının, sadece kendisine tebligat yapılmayana ait olduğundan ihalenin feshini isteyen kişi, kendisi dışındaki diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediğini ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremeyeceği, davacıya satış ilanı usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden ihalenin feshi aşamasında kıymet takdirine itiraz edemeyeceği, ihaleden tüm ilgililerin haberdar edildiği, satış kararında ilanın ilan panosuna asılmak ve elektronik ilan ile yayınlattırılmak suretiyle yapılmasına karar verildiği, satışı yapılan taşınmazın özellikleri dikkate alındığında, her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika veya benzeri nitelikte bir mal olmadığı, ihalesi yapılan taşınmazın konut olduğu, değeri itibariyle de ulusal bir gazetede ilanın zorunlu olmadığı, satış ilanında taşınmazın imar ve ruhsat durumunun belirtildiği, ihaleye toplam 7 katılımcının katıldığı, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığı, davacı açısından zarar unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine ve zarar unsurunun gerçekleşmemesi sebebiyle davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlunun 21.02.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın borçluya 25.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli istinaf dilekçesinin ise yasal 10 günlük süre içinde sunulmadığı anlaşılmıştır.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlunun sadece süre tutum dilekçesi verdiği fakat anılan dilekçede istinaf başvuru sebeplerini ve gerekçesini göstermemiş olduğu anlaşılmaktadır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; davacı (borçlu) tarafından … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/525 Esas, 2022/115 karar sayılı kararı ile ilgili istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; davacının (borçlu) 21.02.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın 25.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının gerekçeli istinaf dilekçesini yasal 10 günlük süre içinde sunmadığı, dilekçenin yasal süreden sonra 26.04.2022 tarihinde sunulduğu, başvuru (süre tutum) dilekçesinde istinaf başvuru sebeplerininin ve gerekçesinin gösterilmemiş olduğu, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında HMK’nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırı bir hususun da saptanmadığı gerekçesiyle davacı borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, tebliğlerin ilgililere usule uygun yapılmadığı ve sair dilekçelerindeki taleplerini tekrarla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 134. maddesi ve sair mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.