YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1891
KARAR NO : 2023/5003
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2019/904 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına,
2. Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında temel cezanın üst hadden belirlenmesi gerektiğine ve hükmedilen vekâlet ücretinin mahsubuna karar verilmesinin hatalı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, borcuna karşılık sanık …’na verdiği 2 adet senedin bedelleri ödendiği hâlde kendisine iade edilmeyerek unsurları tamamlanıp lehtar olarak gösterilen temyiz dışı sanık … tarafından icra takibine konu edildiği iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin, bozma öncesi yapılan yargılamada taktir edilen vekalet ücretinden mahsubuna karar verilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2019/904 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile aynı karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkartılıp yerine “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.