Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8946 E. 2023/4600 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8946
KARAR NO : 2023/4600
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.02.2018 tarihli ve 2016/5561 Esas, 2018/417 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdur …’a yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerektiği kabule göre de hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2018/162 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ancak sanığın kazanılmış hakkı gereğince 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; keşif yapılması gerektiğinden bahisle eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının taksirle yaralama olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinden önce sanığın bir süre inceleme dışı katılan sanık Kudret’e ait iş yerinde çalıştığı döneme ilişkin ücret konusunda aralarında anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanık yanında kardeşi Hani ile birlikte alacağını istemek için Kudret’in iş yerine gittiği, burada taraflar arasında çıkan tartışmada sanık …’in üzerinde bulunan bıçak ile Kudret’i yaraladığı sırada araya giren katılan …’u bıçakla yaralayarak kardeşi Hani ile birlikte olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılan sanığın kendisini bıçakla yaraladığını beyan etmiştir.

4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Katılan hakkında tanzim olunan Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 13.05.2013 tarihli raporunda katılanda 4 adet kesici delici alet yarası bulunduğu, sol spina iliaka anterior superior hizasında tarif edilen

kesici delici alet yarasının batına nafiz olduğu ve sol böbrek çevresinde subkapsüler ve perirenal hematoma neden olan yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, batın sol üst kısımda,toraks sağ üst kısımda, sağ ön kolda tarif edilen yumuşak doku lezyonuna neden olan yaralanmalarının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın katılanı Olay ve Olgular bölümünde ayrıntılarına yer verilen rapor içeriğine göre 4 bıçak darbesi ile yaraladığı, katılanın yaralanması sonucu hayati tehlike geçirdiği ve darbelerin çoğunun hayati bölgelere yönelmiş olması nedeniyle teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza yerine yazılı şekilde 10 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmaması ve ceza yönünden kazanılmış hak nedeniyle bozma nedeni olarak gösterilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın katılana yönelik öldürme kastı ile hareket ettiği sabit olduğundan eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız bir saldırı bulunmadığından sanık hakkında meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları ile haksız tahrik şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kazanılmış hak nedeniyle, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca “4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken sanığın kazanılmış hakka ilişkin uygulama maddesi olarak 5271 sayılı CMK’nin 307/5. maddesi hatalı biçimde gösterilmek suretiyle “4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuşsa da bu aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2018/162 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelen kazanılmış hakka ilişkin paragrafın; “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının 4 yıl 2 ay üzerinden infaz edilmesine”

şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2023 tarihinde karar verildi.