YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12001
KARAR NO : 2023/3095
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2008/116 Esas, 2013/496 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2008/116 Esas, 2013/496 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2015/28675 Esas, 2016/7084 Karar sayılı ilâmıyla;
“a) Gerekçeli kararın hüküm kısmında sanıkların eylemlerini hangi mağdur ve müştekiye karşı ne şekilde işlediklerinin 5271 sayılı CMK’nin 230. maddesine uygun olarak denetime imkan verecek şekilde açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Mağdurların ve müştekinin toplamda 3 kişi olmaları, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.03.2008 tarih 2008/444 Esas numaralı iddianame ile sanıkların silahla kasten basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddelerince 2′ şer kez, beden yolu ile kasten basit yaralama suçundan ise TCK’nin 86/2. maddesince ise birer kez olmak üzere toplamada 3 kez cezalandırılmalarının talep edilmiş olmasına karşın sanıklar hakkında TCK’nin beden yolu ile kasten basit yaralama suçundan TCK’nin 86/2. maddesinden iki kez cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 225/1. maddesine aykırı davranılması,”
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2016/339 Esas, 2018/642 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2016/339 Esas, 2018/642 Karar sayılı kararının sanıklar … ve … ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/2245 Esas, 2020/8812 Karar sayılı ilâmıyla;
“a) Dairemizin 21.03.2016 tarih ve 2015/28675 Esas – 2016/7084 Karar sayılı bozma ilamından önceki kararın yalnız sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde; bozma ilamından sonra kurulan hükümde, sanıklar hakkında neticeten 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanıkların kazanılmış haklarının ihlal edilmesi,
b) Sanık … hakkında bozma ilamından önce TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükmünün uygulanmadığı halde bozmadan sonra uygulanması suretiyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/399 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası
uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınması suretiyle bozma ilâmı öncesi hükmedilen cezanın uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Zamanaşımının gerçekleşmiş olduğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
4. Kazanılmış hakkın dikkate alınmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Zamanaşımının gerçekleşmiş olduğuna,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına veya sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
3. Kazanılmış hakkın dikkate alınmadığına,
İlişkindir.
C. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
1. Zamanaşımının gerçekleşmiş olduğuna,
2. Beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3. Haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
4. Kazanılmış hakkın dikkate alınmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile inceleme dışı mağdurlar … ve …’ın iş arkadaşı olup olay günü eğlenmek amacıyla inceleme dışı sanık … C.’nin işlettiği gazinoya gittikleri, … S. isimli şahsın oynamak için sahneye çıktığı, gazinonun şef garsonu olan sanık …’in yerine oturması için uyarması üzerine …’nin hesabı isteyerek birlikte geldiği arkadaşları ile dışarı çıkıp gazinonun kapısını bekleyen sanık …’den …’i çağırmasını istediği, …’in dışarı çıkması üzerine aralarında tartışma çıktığı, … dışındaki mağdurların gazinodan biraz uzaklaştıktan sonra … ile …’in kavga ettiklerini görünce geri döndükleri, büyüyen kavgaya sanık … ile inceleme dışı sanıklar … ve …’ın da dahil olduğu, katılana sanıklar …, … ve …’nün ellerindeki sopalar ile vurmaları, sanık …’ın ise tabanca ile ateş etmesi neticesinde katılanın sol ayak bileğinde hayat fonksiyonlarına etki derecesi ağır (5 …) derece olan kemik kırığı ve işlev zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladıkları, inceleme dışı sanıklar … ve … hakkında bozma ilâmı öncesi kurulan mahkûmiyet hükümlerinin kesinleştiği, inceleme dışı mağdurlar … ve …’ın yaralama eylemleri nedeniyle sanıklar … ve … hakkında hükmün açıklanmasının bırakılmasına karar verildiği, sanık … hakkında ise önceki kararın temyiz aşamasında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların, atılı suçlamayı kabul etmedikleri belirlenmekle katılan beyanı ile tanıklar … S. ve Kenan A.’nın anlatımları aynı yöndedir.
3. Kolluk güçlerince suç tarihinde tanzim olunan Olay Yeri Tespit Tutanağı ve basit krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Sanıkların eylemleri neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim olunan, 22.10.2007 tarihli;
“Burunda ekimoz, kollarda sıyrık, sol ayak bileği üst kısımda giriş çaprazında çıkış deliği, tibia kırığı, sol tibiada 10 derece varus deformitesi,
1- Şahsın yaşamını tehlikeye uğratmadığı,
2- Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek olduğu,
3- Vücutta kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif(1), orta (2-3) ve ağır (4,5,6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan açık tibia kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
4- Sol tibiadaki 10 derece varus deformitesi ile iyileşmiş kırığın kalıcılık kazandığı anlaşıldığından bunun tek başına işlev azalması niteliğinde olduğu, “
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. El svaplarının analiz edildiği … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan 03.08.2016 tarihli ve KMY-2006/2450 uzmanlık numaralı raporu dava dosyasına eklenmiştir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Zamanaşımı Yönünden
Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında öngörülen 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin suç tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmediği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Savunma Hakkı Yönünden
a) 29.01.2021 tarihli hüküm duruşmasında hazır bulunan sanık …’a, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına diyecekleri ve son sözü sorulduktan sonra hükmün kurulması gerekirken bu hususlara uyulmadan yargılamanın bitirilmesiyle hükmün tesis ve tefhimi, 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesine açıkça aykırılık teşkil edeceğinden savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bu usûl kuralına aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/17-339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hüküm tarihinde … (2) No.lu T Tipi Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanık …’nün, bizzat veya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15.06.1992, §§ 49-50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13.05.1980 § 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 01.03.2006 § 81 kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196 ncı maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık … Müdafiinin Suç Vasfı Yönünden
Katılan ve inceleme dışı mağdurlar … ve … ile sanık ve arkadaşları olan inceleme dışı sanık … arasında çıkan tartışmada, …’ın katılanın ayağına tabanca ile ateş ettiği, sanığın da diğer sanıklarla birlikte sopalarla katılanı yaralayarak işlenmekte olan suça iştirak iradesini ortaya koymak suretiyle katılanı yaralaması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eylemin gerçekleşme şeklinden ve meydana gelen neticeden 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak sorumlu olduğu, katılanın adlî muayene raporunun içeriğine göre organlarından birinin işlevinin zayıfladığı belirlenmekle Mahkemece sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlediğinin kabul edilerek buna uygun uygulama yapılmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık … Müdafiinin Meşru Müdafaa ve Sanıklar Müdafilerinin Haksız Tahrik Yönünden
Katılandan sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin uygulanmaması yönünde Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Kazanılmış Hak Yönünden
Sanıklar hakkında Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2008/116 Esas, 2013/496 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçu yönünden hükmolunan netice cezanın, 12 ay hapis cezası olarak belirlendiği, mezkûr hükümlerin sadece sanıklar tarafından temyiz edildiği ve Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmıyla hükmün, sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca korunması suretiyle bozulmasına karar verildiği belirlenmekle bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği denetime imkân verecek şekilde infaz edilecek ceza miktarlarının tespit edilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … Hakkında Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra, 25.04.2023 tarihinde, vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu
durumun Mahkeme tarafından araştırılmasında ve sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2), (A-5) ve (B) numaralı paragraflarda açıklanan sanıklar … ve …’ın savunma haklarının kısıtlanması ve kazanılmış hak nedeniyle infaz edilecek ceza miktarının belirlenmemesi ile sanık …’in hükümden sonra vefat etmiş olması nedenleriyle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/399 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık … ve sanıklar … ile … müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.