Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/858 E. 2023/3103 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/858
KARAR NO : 2023/3103
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.04.2017 tarihli ve 2017/334 Esas, 2017/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/10317 Esas, 2021/13387 Karar sayılı kararı ile özetle, sanığa atılı suç için öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezasından fazla olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle başkaca yönleri incelenmeksizin bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/558 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın eylemini kasten işlemediğinden taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma veya sınırın aşılması kapsamında kaldığına,
3. Sanık hakkında belirlenen ceza miktarının fazla olduğuna,
4. Sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Katılanın sanığın ikamet ettiği sitede güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, aynı yerde güvenlik görevlisi olan inceleme dışı …’ın, olay günü sabah 06.30 sıralarında sanığı bayan bir güvenlik görevlisinin soyunma odasını gözetlerken görüp müdahale ettiği, sanığın önce buradan ayrıldığı ancak beş dakika sonra …’ın sanığı aynı şekilde görmesi üzerine sanığın … ile tartışıp yeniden oradan ayrıldığı, bu tartışmadan on dakika kadar sonra elinde bıçakla güvenlik noktasına gelip …’a saldırmaya kalktığı, diğer güvenlik görevlilerinin sanığa engel olmaya çalıştıkları, sanığın inceleme dışı …’ı bıçakla kol bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralayıp katılanı göğüs ve bacak bölgesinden bıçakla yaraladığı, katılanın göğüs bölgesindeki yaralanma nedeniyle hayati tehlikeye geçirdiği, güvenlik görevlilerinin sopa ve copla müdahale etmeleri neticesinde sanığın eylemlerine son verip olay yerinden ayrıldığı, sanığın katılana yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu

oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı, anlatılan diğer eylemler yönünden verilen mahkûmiyet kararlarının bozma ilâmı öncesi istinaf aşamasında kesinleştikleri anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek kendisini koruduğunu savunmuş, katılan ise aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.

3. Tanıklar A.A., Y.B. ile inceleme dışı mağdurlar … A., … Z. ve … A.’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 14.05.2015 tarihli; “sol toraks üst kadranda 2 cm.’lik delici-kesici alet giriş deliği ve sol lateral diz altında 1-2 cm.’lik delici-kesici alet giriş deliği, pnömotoraksa neden olan kesici-delici alet yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,” görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanığın Adli Tıp Kurumu Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 11.09.2014 tarihli adlî muayene raporunda; alında 2×1 cm. ekimoz, sırtta sıyrıklar, sol dirsekte ekimoz, sağ dirsekte sıyrık, sağ abdomende soyulma şeklinde tarif edilen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu bildirilmiştir.

6. Olay yeri kamera görüntülerinin izlendiği kolluk tutanağı ile görüntülerin bulunduğu CD dava dosyasına eklenmiştir.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suç Kastı Yönünden
Sanığın savunması, katılanın anlatımları, tanık beyanları ile güvenlik kamera kayıtlarındaki görüntüler dikkate alındığında; 5237 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kast için aranan, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilinmesi ve istenmesi unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın, eylemini kasten gerçekleştirdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Yönünden
Olay yerine bıçakla gelen ve ilk saldırıyı gerçekleştirerek inceleme dışı …’a bıçakla saldırmaya kalkan, inceleme dışı …’ı bıçakla yaralayan sanığın gelişen bu hadisede bizatihi kusurlu olduğu anlaşılmakla sanık hakkında meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Fazla Ceza Yönünden
Her ne kadar sanık, hakkında fazla ceza belirlendiğini bildirmiş ise de; katılanın yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 nci maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul oranda ceza tayini yerine, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Haksız Tahrik Yönünden
Sanık ile inceleme dışı … arasında sanığın bayan güvenlik görevlilerinin soyunma odasını gözetlemesi nedeniyle çıkan tartışma sonucunda sanığın evine gidip bıçak alıp güvenlik noktasına geri gelip …’ın üzerine saldırması, kendisine engel olmaya çalışan güvenlik amiri katılanı da yaralaması olayında ilk haksız hareketin bayan soyunma odasını gözetleyen sanıktan kaynaklandığı, bu tartışmanın sonlanmasını müteakip elinde bıçak bulunur şekilde olay yerine geri gelen sanığın, ilk tartışmada yer almayan katılanı yaşamını tehlikeye sokacak hâlde yaralaması ile sonuçlanan ikinci olayı da başlattığı, bu itibarla sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indirimi uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/558 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.