Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/8542 E. 2023/4790 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8542
KARAR NO : 2023/4790
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

T U T U K L U

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARARIN TARİHİ : 12.03.2018
SAYISI : 2018/574 E., 2018/ 544 K.
EK KARARIN TARİHİ : 01.02.2021
SAYISI : 2018/574 E., 2018/ 544 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ihraç etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2016 tarihli ve 2016/359 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.04.2017 tarihli ve 2017/717 Esas, 2017/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının duruşma açılmaksızın yapılan incelemesi neticesinde; sanığın eyleminin, biri ihraca teşebbüs, diğeri tamamlanmış nakletme olmak üzere iki ayrı suç oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi nazara alınarak her iki suç yönünden uygulama yapılarak sonucun karşılaştırılması ve ağır sonuç doğuran suç esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı görülüp sanığın kazanılmış hakkı da saklı tutularak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin (b) bendi uyarınca hükmün bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı üzerine Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/207 Esas, 2017/270 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, (gerekçeli kararda hüküm fıkrasında sehven 188 inci maddenin üçüncü fıkrası yerine birinci fıkrası yazıldığı belirtilmiştir.) 43 üncü maddesi, 44 üncü madesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 2 gün karşılığı 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/574 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2018/574 Esas, 2018/544 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği süre yönünden “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tebligatın usulsüz olduğuna,
2. Aleyhe bozma yasağına aykırı davranıldığına,
3. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
12.07.2017 tarihinde… Kargo Yurt Dışı Aktarma Merkezinde yapılan kontrollerde, göndericisi sanık … olan ve Kanada’daki alıcıya gönderilmek üzere PTT’ye 11.07.2017 tarihinde teslim edilen kargo paketine arama köpeklerinin tepki vermesi üzerine, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan karar üzerine yapılan aramada bebek eşyaları içindeki süngerlere emdirilmiş halde afyon sakızının ele geçirildiği; aynı gün kargo görevlilerinin, kolluk görevlileri ile irtibata geçerek sanığın yurt dışına gönderilmek üzere yeni bir kargo paketi getirdiğinin bildirilmesi üzerine sanığın yakalandığı ve yurt dışına gönderilmek üzerine getirilen kargo paketinde de bebek eşyaları içindeki süngerlere emdirilmiş halde afyon sakızının ele geçirildiği olayda; kolluk tutanakları, uzmanlık raporu, sanık savunması, gönderi makbuzları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, temel cezanın belirlenmesine ilişkin “188/3” olan uygulama maddesinin “188/1” olarak gösterilmesi hususunda hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen 12.03.2018 tarihli kararın, tebligat tarihi itibariyle sanık müdafiinin yanında daimi çalışan olduğu belirtilen… isimli kişiye tebliğ edildiği, 20.03.2020 tarihli araştırma tutanağı ve ekindeki belgelere göre, ilgilinin sanık müdafiinin daimi çalışanı olmadığının anlaşılması karşısında, tebligatın usulsüz olduğu ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek 01.02.2021 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/574 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.