YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8786
KARAR NO : 2023/17574
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2021 tarih ve 2016/83597 sayılı Tebliğnamesiyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, olayın savunmasında anlattığı şekilde geliştiği, katılanların aynı yerde çalışmaları nedeniyle hakkında gerçek olmayan beyanlarda bulundukları, katılanların soyut beyanları dışında başka bir delil bulunmadığı, kararın usul ve Yasa’ya aykırı bulunduğu, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiği halde hapis cezası verildiği bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlçe Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu görevlileri olan katılanlar …, … ve …’nin olay günü ihtiyaç ikmali için akaryakıt istasyonuna geldikleri, araç sürücüsü olan …’nin istasyona gittiği ve diğer iki katılanın araç içerisinde beklediği, bu esnada araç yakınlarında bulunan sanığın bakışlarından rahatsız olan katılanların araca dönen diğer görevliye durumu anlattıkları, katılan …’ın kadın çalışanların rahatsızlığını izah ettiğinde, sanığın her üç katılana hitaben “S…rin gidin geçmişinizi sinkaf ederiz.” diyerek hakaret ettiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret iddiası ile dava açılmış ise de, atılı suçun kamu görevi sırasında ve görevden dolayı işlenmediği, her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, katılanlar … ve …’ye karşı atılı suçu işlediğine ilişkin kesin delil bulunmadığı, eylemin yalnızca katılan …’a yönelik olduğu kabul olunarak sanığın mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul ve red edilmesinin hukuki sonuçları anlatılmak suretiyle, sanığa ve katılana uzlaşma teklifinde bulunulduğu, tarafların uzlaşmayı kabul etmediklerini beyan ettikleri anlaşılmakla, Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
1. Sübut Yönünden Eksik İnceleme Yapıldığına Yönelik Temyizde
Tüm dosya kapsamı, katılanlar …, … ve …’nin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile dinlenen tanıklar … ve …’nin anlatımlarının katılanların beyanıyla uyumlu olması, katılanlar ile sanık arasında olay öncesine dayanan bir husumet bulunmadığından sanık hakkında iftira atmalarını gerektirir bir durum bulunmadığının anlaşılması karşısında, Yerel Mahkemece beyanların usulünce değerlendirildiği görülmekle, sanığın üzerine atılı hakaret suçundan mahkûmiyetine dair, Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulandığı, diğer lehe hükümler yönünden ise, sanığın sabıka kaydı incelendiğinde engel mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmayan sanık hakkında seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın hakaret eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.