YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/27217
KARAR NO : 2022/14716
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29/03/2010 tarih, 2009/6620 esas, 2010/3565 karar sayılı ilamında; “Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl ve birleştirilen altı davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Asıl dava dosyası ilk olarak 04/05/2004 günü işlemden kaldırılmıştır. Birleştirilen dava dosyalarından 2004/337 Esas sayılı dava 01/09/2004 günü, 2005/739 Esas sayılı dava 28/12/2005 günü ve 2007/56 Esas sayılı dava da 20/02/2007 günü açılmışlardır. Birleştirilen bu dava dosyaları yönünden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 409/son maddesinde belirtilen “…ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.” koşulu gerçekleşmemiştir. Birleştirilen 2004/337, 2005/739 ve 2007/56 Esas sayılı dava dosyaları hakkında da davanın açılmamış sayılmasına kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu dava dosyalarına ilişkin istemler yönünden yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, birleştirilen 2004/337, 2005/739 ve 2007/56 Esas sayılı dava dosyaları yönünden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 409/son maddesindeki düzenlemeye uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.” ifadelerine yer verilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, dosyanın usulüne uygun tebligata rağmen davacı tarafından üçüncü kez takipsiz bırakılmış olması ve niteliği itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olması sebebi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dairemizin 29/03/2010 tarihli bozma ilamında asıl dava yönünden verilen davanın açılmamış sayılmasına dair 17/02/2009 tarihli ilk karar, temyiz incelemesi sonucu, davacıların sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş, birleşen davalar yönünden ise HUMK 409/son maddesinde (6100 sayılı HMK150/6 m.) belirtilen “…ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.”
koşulunun gerçekleşmediği, birleşen davalar yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm tesisinin doğru olmadığı, bu davalar yönünden yargılamaya devam olunarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece, bozma ilamından sonraki kararda hüküm tesis edilirken asıl dava ve birleşen davalar ayrı ayrı belirtilmeden tek bir karar verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamıyla birlikte asıl dava yönünden verilen davanın açılmamış sayılmasına dair 17/02/2009 tarihli ilk kararın bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olmasına riayet edilmeyerek asıl dava yönünden hüküm tesisi doğru olmamış, bu durum hükmüne uyulan bozma ilamına aykırılık oluşturmuştur.
Şu halde, bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm tesisi yoluna gidilmesi ve asıl dava yönünden verilen ilk kararın bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği de gözetilerek karar verilmesi gerekirken bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiş, usul hükümlerine aykırı olan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 15/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.