YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/949
KARAR NO : 2023/17410
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/53 Esas, 2015/471 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/14887 Esas 2021/1188 Karar sayılı ilamı ile suçtan doğrudan zarar görme ihtimali bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün davadan haberdar edilmemesi nedeni ile temyiz iradesinin belirlenmesi için gerekçeli kararın tebliğine dair işlemler yapılmak üzere dosyanın geri gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Dairemizin 2021/30103 Esas 2021/22048 Karar sayılı ilamı ile başkaca nedenler yerinde görülmeyerek basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı yönünden değerlendirme yapılmak üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/1125 Esas 2022/218 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; sanığın teknesinde bulunan ağları bilerek denize atarak suyun kirlenmesine sebebiyet verdiği ve atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yeniden bilirkişi raporu alınarak sanık hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulduğu bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sahil güvenlik ekiplerinin helikopter ile yaptığı denetimlerde teknesi ile yasak bölgede trol avcılığı yaptığı tespit edilen sanığın sahil güvenlik ekiplerini farkederek trol ağlarını denize atarak olay yerinden kaçtığından bahisle çevrenin kasten kirletilmesi suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın algarna diye tabir edilen ağı denize bıraktıktan sonra sahil güvenliğe ait helikopterin uzaklaşmasının ardından tekrar bıraktığı ağları denizden aldığına dair savunması, düzenlenen bilirkişi raporuna göre iddia edilen suç tarihinde algarna ağının çevreyi nasıl kirlettiğine dair yeterli bir kanaatin olmaması sadece ağın denizde bulunduğu takdirde deniz zemininde kalarak burada yaşayan canlı türüne zarar verebileceği hususunun değerlendirildiği, boşaltıldığı iddia edilen yağ yakıtının denizin ne şekilde nasıl kirlettiğine dair yeterli tespitin olmaması, ayrıca düzenlenen 02/04/2015 tarihli ek bilirkişi raporunda denize döküldüğü iddia edilen yağın miktarının tespit edilemediği, kalıcı çevre kirliliğine sebep olmadığının bildirildiği yine denize atılan ağın sanık tarafından ekonomik değeri olmasından sebep geri alındığına dair beyanı ile ağların denizi kirletecek etkiye sahip olmadığı kanaatine ulaşıldığı sadece ağın denizde olması durumunda çevre tahribatı yapılabileceği hususunda tespit yapıldığı, aradan geçen zamanda birlikte değerlendirildiğinde yeniden bilirkişi tespiti yapılması hususunun olayı aydınlığa kavuşturamayacağı kanaati ile olayda sanığın atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şek ve şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği yüklenen suçun sanık tarafından işlenip işlenmediği hususunda mahkemece yoğun şüpheye düşüldüğü gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında trol ağlarını denize atarak olay yerinden kaçtığından bahisle çevrenin kasten kirletilmesi suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada sanığın ikrarı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; sanığın yasak algarna avcılığı yaptığının tespit edilmesi, algarnanın da trol isimli düzeneğin demir borularla çerçevelenmiş daha küçük bir modeli olduğunun bilinmesi karşısında; olay tutanağı,kamera kayıtları, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı ile sanığın algarna ağlarını alıcı ortam olan denize doğrudan bırakması suretiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8 inci, 20 nci, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin (j) bendi ve 23 üncü maddelerine aykırı davranarak deniz kirliliğine neden olduğu gözetilmeden sanık hakkında yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.