YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19430
KARAR NO : 2014/2262
KARAR TARİHİ : 31.01.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; Beraat
2- Sanık … hakkında; Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık …’in beraatine, sanık … hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, kararın usul ve esas bakımından yasalara aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
Sanık … hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin hükmün incelenmesine gelince:
İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 04/07/2006 tarih ve 1805 sayılı kararı ile, Gayrimenkul Eski Eserler Ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 14/12/1974 tarih 8172 sayılı kararı ile tespit ve ilan edilen, 24/06/1983 tarih 15175 sayılı kararı ile sınırları belirlenen Boğaziçi sit alanı öngörünüm bölgesinde kalan, anılan Kurul’un 12/07/1974 tarih 7906 sayılı kararı ile korunması gerekli sivil mimarlık örneği olarak tescilli olan, Üsküdar ilçesi, Kandilli Mahallesi 172 pafta, 965 ada, özel mülkiyetteki 23 parselde, 07/08/1992 tarih ve 5207 sayılı Kurul Kararı ile uygun bulunmuş olan uygulama projesine aykırı kısımların düzeltilmediği belirtilerek suç duyurusunda bulunulduğu, sanık …’ın bina sahibi, sanık …’in kiracı olduğu, 05/09/1997 tarihli 1 nolu yapı tatil tutanağında, binanın sol yan cephesi boyunca yapılan hafriyatın doldurulmadığı, buna ilaveten binanın arka cephesinde yaklaşık 8×10 m ebatında havuz hafriyatı yapıldığı ve onaylı projesine aykırı olarak çatı arasının tamamının kullanıma açıldığının, 04/08/1998 tarihli 2 nolu yapı tatil tutanağında, II. grup tarihi eser binanın bodrum kat seviyesinde arka cephe boyunca yaklaşık 11,20×5,40 m ilave alan yapıldığının tespit edildiği, sanık …’in hazırlıkta verdiği ifadesinde, eski eser binada kiracı olarak 2006 mayıs ayından itibaren oturmakta olduğunu, binanın bahçesinde bir havuz bulunduğunu, havuzun su kaçırdığı için inşaat halinde olduğunu, içinin yeni baştan inşa edildiğini, oturduğu müddet boyunca bunun dışında bir inşaat çalışması yapılmadığını, havuz inşaatını bina sahibi olan sanık …’ın yaptırmakta olduğunu, kendisinin iştirakinin bulunmadığını beyan ettiği, sanık …’nin hazırlık beyanında, eski eser kapsamındaki binanın maliki olduğunu, 1997 ve 1998 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından dava konusu binanın bahçesinde bulunan havuzla ilgili kaçak inşaat adı altında tutanak düzenlendiğini, Boğaziçi Kanununa Muhalefet suçundan hakkında açılan davada beraat ettiğini, o tarihte hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan soruşturma yapılmadığını, eski eser kapsamında olan yapının bina olduğunu, bahçedeki havuzun bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini, Koruma Kurulu’nun kararı ile ilgili kendilerine bir tebligat yapılmadığını, suç tarihi de 1997-1998 olduğundan zamanaşımının söz konusu olduğunu beyan ettiği, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/06/2007 tarihli kararı ile dava zamanaşımının 2003 yılı itibariyle gerçekleştiğinin kabulü ile sanıklar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara katılan vekili tarafından itiraz edildiği, Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/04/2010 tarihli kararı ile itirazın kabul edildiği ve inceleme konusu davaya esas olmak üzere tanzim edilen iddianamede, 07/08/1992 tarih ve 5207 sayılı Kurul Kararı ile uygun bulunmuş olan uygulama projesine aykırı kısımların düzeltilmediğinin belirtildiği anlaşılmakla,
Mahkemece, dava konusu yerde inşaat bilirkişi marifetiyle yeniden keşif icra edilerek, su kaçağı nedeniyle yeni baştan yapıldığı belirtilen havuz inşasının 6489 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi kapsamında mı, yoksa 65/4 maddesi kapsamında mı kaldığının ve inşaatın yapım tarihinin her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edilip, sonucuna göre sanık …’nin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı yerine, CMK’nın 223. maddesinde sayılan hüküm türleri arasında yer almayan ortadan kaldırılma kararı verilemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.