YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10867
KARAR NO : 2022/14816
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 02.05.2019 tarih 2019/İHK 4519 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 12.11.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davalının …’si olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL bakiye tazminatın temerrüt tarihi olan 16.10.2018 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 234.756,95 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kabulü ile 234.746,95 TL maddi tazminatın 13.03.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; bu karara davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından; Allianz Sigorta A.Ş’nin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’ nin 28.01.2019 tarih, K-2019/7191 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazların kısmen kabul, kısmen reddine, hakem heyeti kararının düzeltilmesine, İtiraza konu kararın 5. Karar bölümü 1. Maddesinde yer alan ”avans faiziyle” ibaresinin karardan çıkartılarak ”yasal faiziyle” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekilde infazına, sair itirazların reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nın 253/17. bendinde; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” ve CMK’nın 253/19. bendinde “…Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38’inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır ve uzlaşma tutanağı düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.
Somut olayda; İtiraz Hakem Heyetin’ce kaza tarihinin 11.11.2016, uzlaşma formunun imzalandığı tarihin ise 24.01.2017 olduğu, kazadan 2 ay sonra davacının kendisinde oluşan ruhsal rahatsızlıkların kalıcı maluliyet oluşturacağını bilemeyeceği, zaman içerisinde bu durumun ortaya çıkabileceği ve uzlaşma sonrası gelişen durum olduğu, davacının uzlaşma aşamasında maluliyetine neden olacak arazı bilememesi sebebiyle CMK 253 madde kapsamında tüm maddi haklarından vazgeçtiği yorumunu yapmanın mümkün olmadığı ve ayrıca taraflarca uzlaşma formunun ibraz edilmemesi ve uzlaşmanın tüm hukuki sonuçları izah edilerek yapıldığının tespit edilememesi gerekçeleri ile uzlaşmaya ilişkin itiraz ret edilmiş ise de, uzlaşma teklif formu ve kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların edimsiz olarak uzlaştıklarına dair 24.01.2017 tarihli uzlaşma tutanağının dosyaya sunulduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/109122 soruşturma numaralı dosyasında, uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşmaya dair belgelerin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.