YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11218
KARAR NO : 2011/13692
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleşen davada davacılar, maliki oldukları10 adet taşınmazın yaşlı ve hasta olmalarından yararlanan davalı oğlu …’ın iradelerini fesada uğratarak, adına tescilini sağladığını, satış iradelerinin bulunmadığı, bedelsiz devir yapıldığını, daha sonra da olası iptal ve tescil davasını önlemek amacıyla çıkar ve işbirliği içinde hareket ettiği diğer davalı …’e muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek davalı adına olan kaydın iptali ile adlarına tescili olmadığı taktirde bedelin tazminine karar verilmesini istemişler, aşamalarda davacılardan …’ın ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
Davalı …; anne ve babasının taşınmazlarını mirasçıları arasında taksim ettiklerini, payına düşen taşınmazları ihtiyacı nedeniyle diğer davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı … ise; alacaklıların baskı ve tehdidi altında olan davalının taksim yoluyla adına intikal eden taşınmazlarının satmak istemesi üzerine rayiç değeri üzerinden bedelini ödemek suretiyle temellük ettiğini bildirmiştir.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; ehliyetsizlik iddiası yönünden yeterli bir araştırma yapılmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davada ehliyetsizlik, hile, ikrah hukuksal nedenlerine dayanıldığı, adli tıp kurumundan alınan rapor ile temliki yapan … ve Zekiye‘nin ehliyetli olduklarının saptandığı, hile ve ikrah iddiaları bakımından da BK’nun 31. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçirildiğinden davanın reddedilmesi açıklanan gerekçe ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre; davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün (6100 sayılı HMK.’nın geçici 3/2. maddesi gereğince) ONANMASINA, 27.12 .2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.