Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5971 E. 2023/4668 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5971
KARAR NO : 2023/4668
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/181 E., 2022/319 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412

sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2014 tarih, 2013/408 Esas ve 2014/3 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188’inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2014 tarih, 2013/408 Esas ve 2014/3 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarihli ve 2016/401 Esas, 2019/5238 Karar sayılı kararı ile;
“1. Sanıkların uyuşturucu madde sattığı iddia olunan ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı dava açılan tanıklar …,… …, … ve …’da ele geçirilen maddelerin Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Polis Laboratuvarından alınmış ekspertiz raporlarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından bu maddelerin “uyuşturucu madde niteliğini taşıyıp taşımadığına” ilişkin uzmanlık raporları var ise aslı yada onaylı örnekleri yok ise maddelerin temini ile “uyuşturucu madde niteliğini taşıyıp taşımadığına” ilişkin uzmanlık raporu aldırılarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı hükümler kurulması,
2. Gerekçeli karar başlığına suç tarihlerinin,“sanık… için suç tarihi; 11.04.2013 – 20.05.2013 – 20.05.2013, sanık … için suç tarihi; 13.04.2013 – 20.05.2013 – 05.11.2013 olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın “06.11.2013” olarak yazılması,
3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarih, 2019/343 Esas ve 2019/376 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
D. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarih, 2019/343 Esas ve 2019/376 Karar sayılı kararı ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.10.2020 tarihli ve 2020/13610 Esas, 2020/5500 Karar sayılı kararı ile;
1. Dosya kapsamından, sanığın 13.04.2013 tarihli eyleminde dosyada tanık olarak dinlenen … ve …’a madde satma eylemi sabit ise de; 20.05.2013 tarihli eylemde olay tarihinde sanığın evine girip çıktığı görülen ve sanığın evinden çıktıktan sonra yapılan üst aramasında suça konu maddenin ele geçtiği …’ın emniyete götürülerek beyanı alındığı ve fotoğraf teşhisinin yaptırıldığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığı halde buna ilişkin fotoğraf teşhis tutanağı ve aynı gün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kollukta alınan beyanının dosyada mevcut olmadığı, yine 05.11.2013 tarihli eylemde ise dosyada tanık olarak dinlenen …’ın suç tarihinde sanığın evine girip çıktıktan sonra yapılan üst aramasında 1 gram suça konu maddenin ele geçtiği, ancak ele geçen bu maddeye ilişkin kriminal raporun da aslı ya da onaylı örneğinin dosyada yer almadığı, ayrıca suç tarihinde emniyete götürülüp kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında işlem yapılan tanık …’ın kolluk beyanının da dosyada mevcut olmadığının anlaşılması karşısında; eksik belgelerin dosya arasına getirtilip sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanık hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarih, 2020/403 Esas ve 2021/195 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin

üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.
F. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarih, 2020/403 Esas ve 2021/195 Karar sayılı kararı sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.04.2022 tarihli 2022/3637 Esas, 2022/4626 Karar sayılı kararı ile;
1. Dosya kapsamından, sanığın 13.04.2013 tarihli eyleminde dosyada tanık olarak dinlenen … ve … ile 05.11.2013 tarihinde dosyada tanık olarak dinlenen …’a uyuşturucu madde satma eylemleri sabit ise de; 20.05.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ve tanık olarak dinlenen …’a uyuşturucu madde satma eyleminin sabit olmadığı, iki eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısına göre alt sınırdan artırım yapılması gerekirken, 1/3 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ve süre verilmesine karar verildikten sonra, sadece, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” belirtilmesi ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
G. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarih, 2022/181 Esas ve 2022/319 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına, 2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgilerin edinildiği ve sanığın evinin önünde fiziki takibe başlandığı, 13.04.2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında işlem yapılan ve dosyada tanık olarak dinlenen Hüseyin’in sanığın evine girdiği ve kısa bir süre sonra dışarı çıktığı kapının önünde bekleyen tanık Aykut ile buluşarak olay yerinden ayrıldıkları ve tanık Hüseyin’de daralı 2 gram esrarın ele geçirildiği, 05.11.2013 tarihinde tanık Ali’nin sanığın evine geldiği kısa bir süre sonra evden çıktığının görülmesi üzerine durdurulduğu tanıkta daralı 1 gram sentetik uyuşturucunun ele geçirildiği somut olaylarda, tanıkların beyanları, fiziki ve teknik takip tutanakları gerekçesiyle sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticaretini işlediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, eylemlerin sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarih 2022/181 Esas ve 2022/319 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, … 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.