Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/3191 E. 2023/5191 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3191
KARAR NO : 2023/5191
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, almış olduğu cezayı temyiz etmek istediğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, şikayetçi …’in iş yerinden çalındığı tespit edilen keşidecisi … Kalıp Pres Döküm … … San. Ve Tic. Ltd. Şti. olan çeki sahte olarak tanzim edip katılan …’a almış olduğu hayvanlar karşılığında verdiği anlaşılmıştır.
2. Katılan …, suça konu çeki satmış olduğu hayvanlar karşılığında sanıktan aldığını, ayrıca 30.000,00 TL değerinde senetlerin de olduğunu, çekin çalıntı çıktığını, sanığın borcunu ödemediğini belirterek şikayetini sürdürmüştür.
3. Sanık savunmasında; katılan …’a borcu nedeniyle daha önce senet verdiğini, senedin günü gelmeden katılanın çeke ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine suça konu çeki arkadaşı … isimli şahıstan 2.000,00 – 3.000,00 TL karşılığında aldığını ve katılana verdiğini, çalıntı çek olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.
4. Suça konu çekin ön yüzünde bulunan el yazılarının ve arkasında bulunan 2. ciro imzasının sanığın eli ürünü olduğuna dair uzmanlık raporunun dosya mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5. Yargılama sonucunda, mahkeme sanığın üzerine atılı resmi beldege sahtecilik suçunun sübut bulduğunu kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.