Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/149 E. 2022/14747 K. 16.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/149
KARAR NO : 2022/14747
KARAR TARİHİ : 16.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine verilen dilekçe ile haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesinde; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Davacı vekili, davacı ile davalının, 2005 yılının Mayıs ayında tarafların hatırlı ortak dostları aracılığı ile tanıştıklarını, tanışmadan sonra davalının müvekkiline evlenme teklifinde bulunduğunu, bu teklife önce mesafeli yaklaşan müvekkilinin kıymetli dostlarının telkin ve önerileri sonucunda kabul ettiğini, böylelikle müvekkili ile davalı … arasında 30/06/2005 tarihinden itibaren evliliğe dönük olarak birliktelik başladığını, müvekkilinin, davalının kendisine olan ilgi, sevgi ve saygısı karşısında olumlu bir etkilenme yaşadığını ve kendisini tanıdıkça da iyi bir insan olduğu ve ideal bir eş adayı olacağına kanaat getirdiğini, ailesinin de olumlu görüşü ile davalı ile bir yuva kurmak istediğini, ancak bu noktada davalının Filistin vatandaşı olduğunu, Türk vatandaşlığı için uğraştığını, yakın bir zamanda vatandaşlık hakkını elde edeceğini, bu durumda ilk anda bir şok yaşadığını, yakın zamanda çözümlenecek bir sorun olduğu düşüncesi ile bu duruma anlayışla yaklaştığını, bunun üzerine tarafların, müvekkilinin aile ve akrabaları ile yakın ortak dostlarının şahitliğinde imam nikahı kıydıklarını ve resmi nikah kıyılana kadar birlikte yaşamaya karar verdiklerini, yaklaşık 10 yıl süresince tarafların herkes tarafından karı koca gibi görüldüklerini ve olağan bir evliliğin gerektirdiği bir düzenle yaşadıklarını, davalının, müvekkilinin evine yerleşerek 5 yıl kadar bu evde birlikte yaşadıklarını, bu arada davalının, ….. San. ve Tic. Ltd. Şti ‘nin sahibi ve tek yetkilisi olup ticari faaliyet kapsamında bazı zamanlarda şirketin bulunduğu Karadeniz Ereğlisi’ne gidiş geliş yaptığını, ancak müvekkili ile olan imam nikahlı birlikteliğinden hissettiği mutluluk ve yaşadığı muazzam aile hayatının etkisi ile bu geliş gidişlerin her geçen gün azaldığını, bir süre sonra çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri büyük bir eve kiraya çıktıklarını, aynı apartmanda satılık olan uygun bir daireyi 17/01/2012 tarihide müvekkilinin satın aldığını ve halen bu dairede oturduğunu, bir süre sonra davalının, müvekkiline şirketin borçları olduğunu ve maddi zorluğun aşılabilmesi için bankadan kredi çekmesi gerektiğini, bunun için de müvekkili adına kayıtlı taşınmazın devrini istediğini, banka kredi borcu bittiğinde taşınmızın tekrar müvekkili adına tescilinin yapılacağını söylediğini, bunun üzerine eşi gibi gördüğü davalı …’e duyduğu güvenle bu isteğini nasıl olsa geri vereceği düşüncesi ile, adına kayıtlı taşınmazı davalının sahibi olduğu …. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye devrederek tescilini gerçekleştirdiğini, 27/03/2012 tarihinde gerçekleştirilen taşınmaz devir ve tescilinin hemen ardından aynı gün taşınmaz üzerine 500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, devamında müvekkilinin davalı ile yaşamına devam ettiğini, ancak zaman geçtikçe davalının davranışlarında bir takım gariplikler olduğunu, eve ara ara gelmeye başladığını, yakın bir zamanda davalı ile müvekkilinin ortak tanıdıkları olan dostlarından birinin kendisini araması ile gerçeğin farkına vardığını, davalının … isimli kadınla sürekli görüştüğünü fark ettiğni, ancak davalının bu kişiyi gelini olarak tanıttığını, davacının bunun üzerine bu konuda araştırma yaptığını, banka kredi borcunun kalmadığını ancak ipoteğin özellikle fek edilmediğini, bunun üzerine davalı ile görüşüp taşınmazın neden hala kendisine iade edilmediğini sorduğunu, ancak davalının açıkça kötü niyetli bir yaklaşımla taşınmazı devretmeyeceğini en yakın zamanda da taşınmazı boşaltmasını müvekkilinden istediğini, müvekkili tarafından Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/859 Esas sayılı dosyası ile dava açarak, davalı şirket adına olan tapu tescilinin iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep ettiğini, davalının kendisini … isimli kadınla aldattığını hatta o kadına Türkiye’de bir ev tutup birlikte yaşadıklarını öğrendiğini, davalı ile uzun sürelere dayalı evlilik birliğinin, davalının kendisini kandırması ve aldatması sebebiyle bozulmasını kaldıramayan müvekkilinin manevi bir çöküş yaşadığını, babasının evine geri döndüğünü, maddi ve manevi olarak büyük bir çöküş yaşadığını, yaşamış olduğu sorun ve sıkıntılar ile uğradığı ağır manevi zararların bir nebze giderilmesi adına 50.000,00 TL manevi tazminat ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; görevli mahkemenin davalının ikametinin bulunduğu Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, şirketinin Marmara bölgesinde bulunan kısmında bir dönem sigortalı olarak çalıştığını, davacının bahsetmiş olduğu evin, İstanbul ilinde konaklama ve ev ihtiyacı nedeniyle tamamen şirketin parası üzerinden ödenmek üzere satın almak istediğini, ancak kanuni prosedür gereğince yabancı uyruklu olduğu için işlemlerin tamamlanması zaman aldığından, davacının daha önce şirketinde çalışması nedeniyle hemen onun üzerine tapusunun alındığını, hiçbir zaman evlilik vaadi veya davacı için alınmasının söz konusu olmadığını, kredi amaçlı devir işleminin yapıldığı yönündeki iddiaların yersiz olduğunu, davacının tamamen fiili kullanımında olan dairenin bütün borçlarının şirketinden ödendiğini, davacının babasının evine gittiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, yetişkin olan çocuklarıyla daireyi fiilen kullandıklarını, kendisini tehdit ettiklerini, davacıya maddi bir zararının dokunmadığını, aylarca şirketine ait evi bedelsiz kullandığını, çocuğunu okuturken de maddi destekte bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesini, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davacının davalı tarafından resmi nikah yapma vaadi ile kandırıldığının ve bundan elem ve üzüntü duyduğunun kabulü gerekeceğinden birlikteliğin süresi ve niteliği gözönüne alınarak manevi tazminat talebinin kıosmen kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden ise kusur, zarar, illiyet, hukuka aykırılık yasal şartların oluşmadığından ispatlanamayan talebin reddine karar verilerek, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın istinaf incelemesinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 16/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.