Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6736 E. 2023/7894 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6736
KARAR NO : 2023/7894
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/5 Esas, 2014/192 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanık … hakkında), beraat (diğer sanıklar hakkında)
TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören vekili, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/192 sayılı Kararının sanık … müdafii ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Sağlık Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu suçtan kurulan hükümlerin adı geçen bakanlık vekili tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.01.2013 tarihli ve 2012/1511 Soruşturma, 2013/18 Esas, 2013/8 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/192 sayılı Kararı ile sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna, sanıklar …, … ve … hakkında atılı suçun unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, diğer sanıklar hakkında ise atılı suçu işledikleri sabit bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … müdafiinin temyizi, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından bahisle bozulması talebine,
B.Katılan vekilinin temyizi, sanık …’e uygulanan ceza miktarı yönünden sanık aleyhine, diğer sanıklar yönünden ise atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi talebiyle bozulması istemine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ordu il merkezi ve ilçelerinde bulunan sağlık tesisleri için yapılan kalorifer kömürü alım ihalesini sanık …’ın fiilen yöneticisi ve sahibi olduğu firmanın aldığı, yapılan ihale neticesinde sözleşme hazırlandığı ve imzalandığı, sanıklar …, …, … ve …’ın da fiilen kömür ihalesi sürecinde bir görevleri olmamakla birlikte şirket ortağı veya çalışanı, sanıklar …, … ve …’nın ise Ordu İl Sağlık Müdürlüğünce Ordu merkezde bulunan tesislere yapılacak 480 tonluk teslimatta görevli muayene kabul komisyonu üyeleri oldukları, Ünye Devlet Hastanesine teslim edilen 250 ton kömürün şartnamedeki özellikleri taşımadığı gerekçesiyle iade edilmesi sonrasında bahse konu kömürlerin farklı sağlık tesislerine gönderildiği ihbarı üzerine yapılan soruşturma neticesinde açılan davada; tüm sağlık tesislerinden alınan numunelerin incelenmesi sonucunda Ünye Devlet Hastanesinden iade edilen kömürlerin gönderildiği Çaybaşı TSM, Korgan TSM, Kabadüz TSM ve Çatalpınar TSM’den alınan numunelerin teknik şartnamede yazılı şartları sağlamadığının yapılan analizlerle belirlendiği, muayene kabul komisyonu üyesi olan sanıkların bahse konu il merkezi dışında bulunan sağlık tesislerindeki kabul işlemlerinde görev ve sorumluluklarının bulunmadığı, sanıklar …, …, … ve …’ın bahse konu kömürlerin diğer sağlık tesislerine dağıtılması hususunda kusurlarının olmadığı gerekçeleriyle sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş ancak; sanık …’ın fiilen şirketin sahibi ve işleri yürüten kişi olduğunun anlaşılması, sanığın savunmasında Ünye Devlet Hastanesince iade edilen kömürleri diğer sağlık tesislerine dağıttığını kabul ve ikrar etmesi ile dosya kapsamında yaptırılan analiz ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C.Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 04.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
1.Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet ile sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/192 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun, ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanık … hakkında kurulan beraat hükümüne yönelik temyiz incelemesinde ise;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/192 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, ek Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.