Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/586 E. 2010/6893 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/586
KARAR NO : 2010/6893
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

Kardeşi …’ı öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, kardeşi … ve …’ı öldürmeye teşebbüsten, … ile …’ı da yaralamaktan, hakaretten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (ÜNYE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.03.2008 gün ve 321/52 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-a) Katılan-sanık … vekilinin yasal süresinde verdiği 19.03.2008 tarihli süre tutum dilekçesi ile hükmü sadece sanık müdafii sıfatıyla temyiz ettiği anlaşılmakla, yasal süreden sonra katılan sıfatıyla 06.06.2008 tarihinde yaptığı temyiz isteminin, CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) Sanık …’ün hakaret suçuyla ilgili olarak; 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 2006/65 esas, 2009/114 karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nun 2789 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilen 305. maddesinin 2. fıkrasının, 3842 sayılı Yasanın 28. maddesi ile değiştirilen (1) numaralı bendinin iptaline karar verilmesi ve iptal hükmünün inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunması karşısında, belirtilen hükümlere yönelik temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön mesele olarak görüşülmüş, yapılan değerlendirme sonucunda; adı geçen sanık hakkında hükmolunan para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, katılan … vekilinin bu suçun vasfına yönelik olmayan temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine, başkan vekili … ve Üye …’in (Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı bir yıl sonra yürürlüğe gireceği de belirtilerek Resmi Gazetenin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı sırasında yayımlanmış olup, 07.10.2010 tarihinde de bir yıllık süre dolmuş olduğundan, inceleme tarihinde iptal kararı yürürlüğe girdiğinden, temyiz incelemesinin de sanık lehine olduğunun kabulünün gerekmesi karşısında temyiz incelemesinin yapılması gerektiği yönünde) karşı görüşleri ve oyçokluğu ile karar verilmiş ve belirtilen hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
c) 25.10.2007 tarihli duruşma zaptında katip imzası eksik olmakla birlikte, esaslı işlemleri içermediğinden, bu durum bozma nedeni kabul edilmemiştir.
d) Sanık …’ün mağdur …’a yönelik nitelikli öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; Sanığın, mağdura av tüfeğiyle ateş ederek kafa ve toraks bölgelerinden basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda; 13 ila 20 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini gerekirken, hiç isabet bulunmayan durumlarda uygulanılabilecek şekilde 13 yıl hapis cezası tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve …’ün suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde …’ın öldürmeye teşebbüs suçu hariç olmak üzere suçların niteliklerini tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafinin meşru savunmaya, delillerin hatalı takdir edildiğine vesaireye, sanık … müdafinin meşru savunmaya, TCK.nun 27, 51. maddeleri ile CMK.nun 231. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğine, katılan … vekilinin takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık …’ın 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçu ile sanık … hakkında mağdurlar … ve …’ya yönelik nitelikli öldürmeye teşebbüs, mağdurlar … ve … ’ya yönelik kasten yaralama ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık …’ın öldürmeye teşebbüs suçu yönünden;
Sanığın, olay yerinde bulunan kişi ya da kişilerin isabet alıp yaralanabileceklerini ya da ölebileceklerinin öngörmesine karşın kardeşi
mağdur …’ü öldürmek amacıyla hedef alarak ateş ettiği sırada, …’ün yakınında bulunan eşi mağdure …’nın yapılan atışlar sırasında yaralandığı olayda; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.05.2005 tarih 37/52 nolu ilamı doğrultusunda 5237 Sayılı Yasanın 44. maddesinde düzenlenen farklı neviden fikri içtima kurallarının uygulanmasını gerektiren farklı suçların oluşması koşulu gerçekleşmediğinden, gerçek içtima kurallarına göre hüküm kurulması gerektiği olayda, mağdure …’dan kaynaklanan herhangi bir haksız hareket de bulunmadığı gözetilerek sanığın mağdur …’e yönelik eylemi nedeniyle 82/1-d, 35, 29, 62 maddeleri, mağdure …’ya yönelik eylemi nedeniyle 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 21/2, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafi ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, sanık …’e verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin reddine 25.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.