Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20001 E. 2023/5304 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20001
KARAR NO : 2023/5304
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2015 tarihli ve 2013/218 Esas, 2015/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında eksik inceleme ile karar verildiğine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, cezaya itiraz ettiğine ve yeniden yargılanmak istediğine, ayrıca daha sonra sunulan dilekçeler ile ücreti kendisi tarafından karşılamak üzere dosyada bulunan belgelerin örneğini alıp İstanbul Ulusal Kriminal Büro’da tahlil yaptırmak istediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan adına sahte olarak düzenlenen bonoyu icra takibine konu etmek suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmalarında suça konu senedin katılana verdiği borç karşılığında verildiğini beyan etmiş ise de soruşturma aşamasında alınan kriminal rapor ile senedin ön yüzündeki tanzim yazılarının sanığa ait olduğu, borçlu imzasının ise sanık ya da katılan eli ürünü olmadığı tespitleri yapılmıştır.
3. Suça konu senede istinaden sanık tarafından katılan aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin olarak takibin iptali talebiyle açılan davada alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile de senetteki imzanın katılana ait olmadığı yönünde görüş bildirildiği ve yapılan UYAP sorgulamasında Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli ve 2013/245 Esas, 2014/163 Karar sayılı kararının, tashihi karar talebinin reddine ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/23608 Esas, 2014/24392 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından suça konu senet incelenerek unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliği taşıdığı konusunda gözlem yapılmıştır.
5. Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Tekerrüre esas alınan ilamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun ve hakkında 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen “ikinci defa tekerrür” hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Gerekçeli karar başlığında suça konu senedin tanzim tarihi olan 25.02.2013 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konu edildiği tarih olan 25.03.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2015 tarihli ve 2013/218 Esas, 2015/307 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.