Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37653 E. 2023/5301 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37653
KARAR NO : 2023/5301
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/368 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; mahkûmiyet kararlarının eksik inceleme ile verildiğine, usul ve yasaya aykırı kararları temyiz ettiklerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, sanık …’ün katılan Nuray Ünal Yavuz’a olan borcuna karşılık suça konu olup biri tamamen sahte olarak oluşturulmuş, diğeri çalıntı olan çekleri verdikleri iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık … aşamalardaki savunmalarında; suça konu çekleri yaptığı iş karşılığında aldığını, katılana getirip kırdırdığını, çeklerin sahte çıkması ile ilgisinin olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık …’in savunmaları; 2011 yılı … ayı içerisinde …’ün katılana olan borcunu ödemek için Samsun’a gittiklerine, katılana borca mahsuben sanık …’nın 2.300,00 TL ve 18.500,00 TL bedelli çekleri verdiğine, 18.500,00 TL bedelli çekin arkasını katılanın isteği üzerine ciroladığına, çeklerin sahte olduğunu bilmediğine yöneliktir.
4. Katılan soruşturma aşamasında özetle; geçmiş yıllardan sanıklardan alacağı olduğunu, yaklaşık 2- 3 ay kadar önce …’den alacağını istediğini, onun da ödeme yapacağını söyleyerek Samsun’a geldiğini, yanında … Bilgin’in de olduğunu, kendisine 18.500,00 TL bedelli, 05.11.2011 keşide tarihli ve 2.300,00 TL bedelli, 10.11.2011 keşide tarihli çekleri verdiğini, 18.500,00 TL bedelli çeki … ve … Bilgin’in kendi yanında ciro ettiklerini, diğer çeki ise daha önce ciro edilmiş vaziyette verdiğini, 18.500,00 TL bedelli çeki bankadan sordurduğunu, diğer çekin meblağı düşük olduğu için sorgulatmadığını beyan etmiştir.
5. Kriminal rapor ile 18.500,00 TL bedelli çekin sahte olarak üretildiği, arkasındaki imzaların sanıklara ait olduğu, 2.300,00 TL bedelli çalıntı çekteki keşideci imzasının hesap sahibine ait olmadığı tespitleri yapılmıştır.
6. Mahkeme tarafından suça konu çekler incelenerek yasal unsurları taşıdıkları ve aldatıcılık nitelikleri bulunduğu konusunda gözlem yapılmıştır.
7. Yapılan yargılama neticesinde iki ayrı çekin aynı mağdura karşı farklı tarihlerde düzenlenip kullanıldığı kabulü ile sanıklar hakkında belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapıldığı anlaşılmıştır.
8. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında subut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılmasının gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak; somut olayda, suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında tek bir belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek sanıklar hakkında belirlenen cezadan, aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

nedeniyle sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/368 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.