YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2686
KARAR NO : 2023/2496
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, şantaj
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık hakkında şantaj kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında nitekli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmün niteliği itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 Tarihli ve 2020/176 Esas, 2020/209 Karar Sayılı Kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 03.06.2021 Tarihli ve 2020/1120 Esas, 2021/1275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Mahkemenin olaya ilişkin tanıkları dinlemediği, yerel mahkemenin, katılanın psikolojik durumunu göz önüne almadan ve somut delilleri incelemeden hüküm tesis ettiği, açıklanan nedenlerle de hükmün bozulması istemine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan, 2007 yılında annesinin tedavisi sırasında tedaviyi yapan doktor olması nedeni ile tanıdığı sanık ile arkadaşlık yapmaya başladığını ve 2010 yılından itibaren birlikte aynı evde ikamet ettiklerini, 2010 – 2018 dönemi içerisinde sanığın kendisine yönelik baskı kurarak cinsel saldırı eyleminde bulunduğunu beyan ederek şikayetçi olmuş,
Sanık, katılanla 2010 yılından 2018 yılına kadar birlikteliğinin olduğunu, katılanın temizlik hastası olması ve kendisinin boşandığı eşinden olan oğlu ile görüşmelerini kabullenememesi nedeni ile ayrılmak istemesi sonrası aralarında anlaşmazlık doğduğunu, katılanın kendisinden ev ve para talep ettiğini, kendisinin kabul etmediğini, bu nedenle şikayetçi olduğunu, katılana şantaj yapmadığını, tehdit cebir kullanarak cinsel ilişkiye girmediğini, katılanın iddia ettiği gibi görüntülerin bulunmadığını beyan ederek suçlamaları reddetmiş olup,
Katılanın 23.01.2020 tarihinde şikayette bulunana kadar bu olaylar nedeni ile herhangi bir şikayette bulunmamış olması, yaşadıklarına ilişkin anlatımlarının soyut ve sanık hakkında şikayette bulunmasını önleyici boyutta bir baskı ve tehdidin olmayışı, iddia ettiği son eylem tarihinden sonra da 2020 yılına kadar sanık hakkında herhangi bir şikayet ve başvurusunun olmayışı hususları, katılanın soyut iddialarının varlığını doğrulayıcı somut herhangi bir delil bulunmaması hususları gözetildiğinde 2010-2018 dönemi içerisinde katılanın rızası bulunmadan ya da rızasını ortadan kaldıracak eylemler neticesi katılanın cinsel ilişkiye girmek zorunda kaldığına dair beyanları inandırıcı bulunmamış, şantaj yapıldığı iddiasını doğrular herhangi bir görüntünün bulunmadığı da gözetildiğinde sanığın savunmasının aksine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyeti gerektirir somut yeterli herhangi bir delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan mağdure vekilinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 03.06.2021 Tarihli ve 2020/1120 Esas, 2021/1275 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.