YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/806
KARAR NO : 2023/2822
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2014/7 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.12.2021 tarihli ve 2021/1550 Esas, 2021/10022 Karar sayılı kararı ile atılı suçların niteliklerine etkisi bakımından mağdurenin resmî kurumda doğup doğmadığının hastane kayıtları da temin edilmek suretiyle ayrıntılı şekilde yeniden araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas mevcut kemik grafileriyle birlikte içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/40 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda mağdureye ilişkin hastane doğum raporu getirtilerek sanık hakkında bozma öncesi verildiği gibi hükümler kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Psikolojik rahatsızlığı olan mağdurenin çelişkili beyanları ile anne ve babasının şikayetçi olmamaları, sanığın samimi savunmaları, rapora göre mağdureden alınan örneklerde sperm hücresi görülmemesi nedeniyle beraat kararı verilmesi, aksi halde hata hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ile sanığın yolda tanıştıkları, mağdurenin aşamalarda sanıkla rızası dahilinde iki defa organ sokma suretiyle cinsel ilişki yaşadıklarını iddia ettiği, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, babasının kayıp başvurusu üzerine kolluk kuvvetlerince bulunan mağdurenin beyanı ile intikalin gerçekleştiği, adli raporda mağdurenin vajinal muayenesinde olay tarihlerinde oluşması muhtemel yırtık saptandığı, uzmanlık raporunda ise mağdurenin şortunda ve sol diz kapağında sanığa ait DNA profili bulunduğunun tespit edildiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın hastane doğumlu olan mağdureyle tekrarlayan görüşmeler yapması, mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmesi ve bilebilecek durumda olması nedeniyle hata hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı kabul edilmiş, anlatımı ile uyumlu şekilde mağdurenin sol diz kapağında sanığa ait DNA profiline rastlanması, husumet ve iftira sebebi bulunmaması, adli muayene raporları, mağdurenin sanığı teşhisi dikkate alınarak sanığın atılı suçlardan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İntikal şekli ve zamanı, mağdurenin beyanları, sanık savunması, raporlar ve Mahkemenin gerekçesine göre; sanığın suç tarihinde on beş yaşından küçük ve hastane doğumlu olan mağdureye yönelik eylemlerine ilişkin hata savunmasının yerinde görülmeyerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri haricinde doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı sübutu kabul edilen eylemlerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde işlenmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Mahkemenin kabulü ve uygulamasına göre, karar başlığında suç tarihinin 23.08.2013- 24.08.2013 yerine, 23.08.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçenin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/40 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye … ve Üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
23-24 yaşları içerisinde olan sanığın, 13 yıl 6 ay 9 olan mağdureye karşı cinsel istismar eylemi nedeniyle TCK’nın 103/2, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı olayda, Sayın çoğunlukla aramızdaki ihtilaf mahkeme tarafından sanığın savunmasında bildirdiği hata hükümlerinin tartışmasının yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay’ın ve Anayasa Mahkemesi’nin istikrarlı kararlarında da açıklandığı üzere;
Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, S. 31, 34).
Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, S 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan anlaşılmalıdır.
Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, S 35). Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, S 39).
Mahkeme gerekçesinde sonuca etkili olan deliller değerlendirmelidir, bazı delillerin değerlendirip bazı delilllerin değerlendirme dışı tutulması adil yargılama hakkını ihlal edecektir.
Hal böyle iken, sanığın ‘tüm aşamalarda mağdurenin yaşını 17 olduğunu bildiği biçimdeki savunması karşısında, bu beyanların mağdur tarafından da doğrulanması nedeni ile mağdurun görünümü, fiziksel özellikleri itibariyle yaşından daha büyük gösterip göstermediğine ilişkin duruşmada herhangi bir gözlem yapmadan ve sanığın savunması makul bir biçimde nedenleri de gösterilerek reddedilmeden, sanığın mağduru 2 gündür görmesine rağmen mahkemece tekrarlayan görüşmelerden söz edilerek yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğundan kararın bu yönden bozulması gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.