YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6322
KARAR NO : 2023/4744
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/505 E., 2022/264 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanığın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, süresinden sonra olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek duruşmasız olarak inceleme yapılmak üzere gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli 2015/80 Esas ve 2016/250 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 9.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.11.2021 tarihli ve 2021/12453 Esas, 2021/11863 Karar sayılı kararı ile;
” Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A. Dosya kapsamından, 14.10.2014 tarihinde diğer sanık …’da ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanık tarafından verildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, 21.01.2015 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yürütülen …’ta ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanığın diğer sanık …ile birlikte sattığı sabit ise de, 26.02.2015 tarihinde yine diğer sanık …ile birlikte bulundukları evde bulunan uyuşturucu maddeleri 21.01.2015 tarihinden sonra temin ettiğine dair delil bulunmaması nedeniyle Ömer’de ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ikamette ele geçen uyuşturucu maddelerin aynı bütünün parçaları olduğunun kabulünün gerektiği, bu haliyle sanığın eyleminin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
B. TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması
açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli 2021/505 Esas ve 2022/264 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın suçu işlemediğine, mahkûmiyetine ilişkin kesin ve yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ve gerekçe ile hüküm kurulduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Fiziki takip tutanakları ile iletişimin tespiti tutanakları içeriği ve dosya kapsamından, 21.01.2015 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yürütülen …’ta ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık …’in temyiz dışı diğer sanık …ile birlikte sattığı, 26.02.2015 tarihinde sanık …ile birlikte bulundukları evde bulunan uyuşturucu maddeleri 21.01.2015 tarihinden sonra temin ettiğine dair dosya da delil bulunmaması nedeniyle Ömer’den ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ikamette ele geçen uyuşturucu maddelerin aynı bütünün parçaları olduğunun kabulü edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmadan sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli 2021/505 Esas ve 2022/264 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.