YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6578
KARAR NO : 2023/4714
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/360 E., 2022/426 K.
SUÇ : Kenevir Ekme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık …
1. Sanık … yönünden; sanık müdafiinin 08.12.2022 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.12.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği,
2. Sanık … yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Gölpazarı Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2013 tarihli ve 2013/39 Esas, 2012/171 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık …’in 2313 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 39 uncu maddesi uyarınca; sanık …’in 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Gölpazarı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.04.2015 tarihli, 2014/40 Esas ve 2015/86 Karar sayılı kararı ile sanıkların kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
C. Gölpazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli kararının, Cumhuriyet savcısı(iki sanık yönünden de aleyhe ve lehe) ve sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 22.06.2020 tarihli ve 2019/6640 Esas, 2020/3098 Karar sayılı kararı ile; “A) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; 1) Sanığın hüküm tarihinde başka suçtan aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğunun anlaşılması ve savunmasını asıl mahkemesinde yapmak istediğine ilişkin beyanı karşısında, hüküm celsesinde hazır bulundurulmadan mahkûmiyetine karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2) Dikili olarak ele geçen kenevirlerden elde edilebilecek esrarın kişisel kullanım miktarının üzerinde olacağı dikkate alındığında, sanığın eyleminin “esrar elde etmek için kenevir ekme”
suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile hükümden önce yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la 2313 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde yapılan değişiklikten sonra lehe kanunun tespit edilmesi görevlerinin, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek , “kenevir ekme” suçundan açılan kamu davasında, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hüküm kurulması; B)Sanık … hakkında kurulan hükmü incelenmesinde; Sanık … hakkında “kenevir ekme” suçundan açılan kamu davasında herhangi bir hüküm kurulmamış ise de, zaman aşımı süresi içerisinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüş, temyize konu hüküm bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının bu hususa ilişkin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. 1) Sanık hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan kurulan hüküm yönünden, 6545 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde yapılan değişiklik ve 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve “kamu davasının düşmesi” koşullarınını bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verilmesi, 2) Gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi 3) Kabule göre de, bu sürelerin hükmedilen cezadan mahsubuna karar verilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Gölpazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli, 2020/98 Esas ve 2020/347 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, sanık … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan açılan kamu davası yönünden ayırma kararı verilip, sanıklar hakkında “kenevir ekme ” suçundan açılan dava yönünden ise eylemin “esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme ” suçunu oluşturma ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun’un 3, 4 ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli ve yetkili Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E.Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli, 2021/256 Esas ve 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanıkların “esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme” suçundan ayrı ayrı, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü; sanık … hakkında 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
F. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararının, sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.09.2022 tarihli ve 2022/8823 Esas, 2022/9071 Karar sayılı kararı ile; ” Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve ‘1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası’ öngören 6545
sayılı Kanun değişikliği öncesi 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan düzenlemenin lehe olduğu dikkate alındığında, suç konusu kenevir bitkisinin miktarına bağlı olarak oluşturduğu tehlikenin ağırlığı nedeniyle, temel hapis cezalarının alt sınır aşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak temel hapis cezalarının 4 yıl olarak belirlenmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
G. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli, 2022/360 Esas ve 2022/426 Karar sayılı kararı ile sanıkların “esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme” suçundan ayrı ayrı, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ; sanık … hakkında 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan istihbari bilginin, ihbarın, arama tutanaklarının ve uzmanlık raporlarının içerikleri, ihbarcı tanık …nin aşamalardaki beyanları, tanık…nin beyanını destekler mahiyetteki fotoğraf ile sanıkların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların iştirak halinde 306 kök hint keneviri bitkisi ektiklerinin sabit olduğu, ele geçen dikili haldeki kenevir bitkilerinin kişisel kullanım sınırının üzerinde olması nedeniyle 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca “esrar elde etmek için kenevir ekme” suçundan cezalandırılmaları gerektiği, suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, kök sayısı ve ekili kenevirlerden elde edilebilecek uyuşturucu miktarı dikkate alınarak temel cezanın iki yıl olarak belirlendiği, sanıkların adli sicil kayıtları nedeniyle olumlu kanaat oluşmadığından takdiri indirim yapılmadığı ve sanık …’in tekerrüre esas kaydı nedeni ile hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin 08.12.2022 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.12.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmiştir.
B. Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli, 2022/360 Esas ve 2022/426 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.