YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5398
KARAR NO : 2023/5000
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/255 E., 2022/547 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.04.2015 tarihli ve 2015/3044 Esas, 2015/3677 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 11.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca ve … Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.05.2015 tarihli ve 2015/3583 Esas, 2015/7649 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 25.03.2015 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/213 Esas, 2015/545 Karar sayılı kararı ile sanığın 11.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. … 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.03.2021 tarihli ve 2021/2361 Esas, 2021/3260 Karar sayılı kararı ile;
“Dairemizin 2020/19156 esasında kayıtlı, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/247 esas ve 2016/241 karar sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemede:
A-) Sanık hakkında 11.02.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 16.04.2015 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 25.03.2015 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 14.05.2015 iddianame tarihi ile dava açıldığı ve birlikte incelenen Dairemizin 2020/19156 esasında kayıtlı … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli, 2015/247 esas ve 2016/241 karar sayılı dosyası ile yargılamasının yapıldığı, her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
B) Kabul ve uygulamaya göre ise;
1-) Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı
Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) (1) nolu bozma sebebine göre yapılacak araştırma sonucunda sanığın bu suçu “başka bir kullanma suçu” nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediğinin tespiti durumunda ise;
5237 sayılı TCK’nın 191/8. maddesinin; ‘‘Bu Kanunun;
a-)188’inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b-)190’ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.’’ hükmü karşısında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler
nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/241 Karar sayılı kararı ile sanığın 25.03.2015 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
E. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.03.2021 tarihli ve 2020/19156 Esas, 2021/3259 Karar sayılı kararı ile;
“Dairemizin 2021/2361 esasında kayıtlı, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/213 esas ve 2015/545 karar sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemede:
1- Sanık hakkında 25.03.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 14.05.2015 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 11.02.2015 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 16/04/2015 iddianame tarihi ile dava açıldığı ve birlikte incelenen Dairemizin 2021/2361 esasında kayıtlı … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/213 esas ve 2015/545 karar sayılı dosyası ile yargılamasının yapıldığı, her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
F. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.09.2021 tarihli ve 2021/188 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararı ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/255 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/255 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
G. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2021/255 Esas ve 2022/547 Karar sayılı kararı ile sanığın 11.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir; sanığın 25.03.2015 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Tanık anlatımlarının tek başına ceza vermeye yeterli ve elverişli olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyize konu 25.03.2015 tarihli eylem yönünden; daha önce hakkında işlem yapılması sebebiyle tanınan sanığın ikametinde uyuşturucu madde sattığına dair istihbari bilgi üzerine sanığa ait ikamet çevresinde yapılan fiziki takipte, kolluk tarafından uyuşturucu bağımlısı olarak tanınan …ın bir araçla sanığın ikameti önüne geldiğinin, ikametinden çıkan sanığın aracın sağ ön koltuğuna oturduğunun ve aracın hareket ettiğinin görüldüğü, bir süre sonra aracın durdurulduğu, sanığın araçtan indiği sırada 2 paket eroini yere attığı, üst araması sonucu cebinden 21 adet üzerinde Özbek İnşaat yazılı not kağının ele geçirildiği, …ın ise üzerinde bulunan 1 paket maddeyi teslim ettiği ve bu maddenin sanıkta ele geçen üzerinde Özbek İnşaat yazılı not kağıdına sarılı olduğunun tespit edildiği olayda:
Dosya içinde bulunan yakalama tutanakları, fiziki takip ve muhafaza altına alma tutanakları, sanık hakkındaki ihbar, dosyada tanık olarak dinlenen …ın ilk soruşturma aşamasındaki beyanları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosyadaki belge ve bilgilere göre; fiziki takip sırasında sanık ile … arasında uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiğine dair görgüye dayalı herhangi bir tespitin yapılamadığı, sanığın yere attığı uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırında olduğu, …ın kendisinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığına dair müdafisiz alınan soyut kolluk ifadesinden sonradan döndüğü ve sanık aleyhine başkaca delil bulunmadığı anlaşılmakla; suça konu iki paket eroini sanığın satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediği ve sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde esrarı kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği dikkate alındığında, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2021/255 Esas ve 2022/547 Karar sayılı kararı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.