Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/10899 E. 2023/4922 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10899
KARAR NO : 2023/4922
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

TUTUKLU

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/160 E., 2021/588 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 08.09.2017 (… yönünden ),
09.09.2017 (… yönünden),
07.09.2017, 18.09.2017 (… yönünden)
HÜKÜM : Hükümlerin eleştirilip düzeltilerek istinaf başvurularının
esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2020 tarihli ve 2018/243 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay 15 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay 15 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına,
3. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sayılı 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2021/160 Esas, 2021/588 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık … yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanık …’in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
3. Suç tarihi itibarıyla ceza ve dava zamanaşımı sürelerinin geçirilmiş olup bu yönüyle de dosyanın değerlendirilmesine,
4. Kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Nitelikli halden yapılan arttırımın hatalı olduğuna,
6. Erteleme koşullarının hatalı değerlendirildiğine,
7. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
8. Etkin pişmanlık indiriminin daha yüksek hadden uygulaması gerektiğine,
İlişkindir
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Kesin delil bulunmadığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Teknik takibin usulsüz olduğuna,
3. Gizli tanık beyanlarının delil olamayacağına,
4. Sanığın sorumlu tutulduğu eylemleri gerçekleştirmediğine,
5. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına,

6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
7. Şüpheden uzak somut delil olmadığına,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda sanıklar…ve…in uyuşturucu madde ticareti yaptığı bilgisi üzerine haklarında teknik araçlarla izleme ve kayıt altına alma kararı verilerek soruşturmaya başlandığı olaylarda;
1. Sanık … hakkında;
08.09.2017 tarihinde sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Yasin ile buluştuğu, ayrılmalarının akabinde tanık Yasin’de 6 fişek halinde MDMB ele geçtiği olayda; teknik araçlarla izleme ve kayıt altına alma kararına istinaden tanık ve sanığın buluşmasına ve aralarında gerçekleşen uyuşturucu ticaretine ilişkin net görüntüler içeren teknik takip tutanaklarının olması, sanığın soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde alınan ifadesinde atılı suçu ikrar etmiş olması, sanığın evinde uyuşturucu satışında kullandığı değerlendirilen çok miktarda kağıt parçalarının ele geçmesi gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, tanık Yasin’de ele geçen uyuşturucu madde sentetik kannabinoid olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince cezasından yarı oranında artırım yapılmış, ikrara dayanan beyanı dikkate alınarak, suç haber alındıktan sonra, eş zamanlı olarak gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına yardım ettiğine kanaat getirildiğinden hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıştır.
2. Sanık … hakkında;
09.09.2017 tarihinde sanığın üzerinde 6 fişek halinde MDMB’nin ele geçirildiği olayda; tanık…’ın sanığın kendisine uyuşturucu madde temin ettiğine dair beyanları ile sanığın soruşturma aşamasında üzerinden çıkan uyuşturucu maddeleri tanık…’a götürmek üzere aldığına dair müdafi eşliğinde alınan beyanı, sanığın saç ve kanında uyuşturucu madde bulunmaması nedeniyle uyuşturucu kullanıcısı olmadığının da anlaşılması, ifade tutanakları, uzmanlık raporları, kolluk tutanakları ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddeyi satmak için üzerinde bulundurduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiş, üzerinde ele geçen uyuşturucu madde sentetik kannabinoid olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince cezasından yarı oranında artırım yapılmış, ikrara dayanan beyanı dikkate alınarak, suç haber alındıktan sonra, eş zamanlı olarak gönüllü olarak suçun ortaya çıkmasına yardım ettiğine kanaat getirildiğinden hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıştır.
3. Sanık … hakkında;
18.09.2017 tarihinde sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen … ile buluştuğu, ayrılmalarının akabinde tanık …’ın üzerinde 9 fişek halinde MDMB2’nin ele geçirildiği; yine aynı gün sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ile buluştuğu, ayrılmalarının akabinde tanık Erdem’in yakalandığı ve üzerinden 10 fişek halinde MDMB’nin ele geçirildiği olaylarda; sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin gizli tanık beyanları, tanık Erdem’in aşamalardaki beyanları, teknik araçlarla izleme ve kayıt altına alma kararına istinaden tanıklar ve sanığın buluşmasına ve aralarında gerçekleşen uyuşturucu ticaretine ilişkin net görüntüler içeren teknik takip tutanakları, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda tanıklar Erdem ve …’a ayrı ayrı uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş, tanıklarda ele geçen uyuşturucu maddelerin sentetik kannabinoid olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ve değişik zamanlarda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun birden fazla işlendiğinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezasından artırım yapılmıştır
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde suç tarihinin yanlış yazılması, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak eksik cezaya hükmolunması, ikinci kez mükerrir sayılmasına karar verilmemesi hususları eleştirilip, yazım hatası sonucu 6 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmesi ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarın yapılmaması nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2. Sanık … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde suç tarihinin yanlış yazılması hususu eleştirilip, yazım hatası sonucu 6 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmesi ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarın yapılmaması nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde suç tarihinin yanlış yazılması, sanığın 07.09.2017 tarihli eylemi de sabit olmasına rağmen zincirleme suç hükümleri uygulanırken cezasından 1/4 oranında artırım yapılması, hususları eleştirilip, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarın yapılmaması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı; sanık …’in beyanlarında geçen Dinçer ve Mert isimli şahıslar hakkında yürütülen soruşturmaların sanık …’in beyanları ile başlamadığından, yine sanık …’in eylemlerinin teknik araçlarla izleme tutanağına göre sabit olduğundan ve tanık Erdem’in beyanlarıyla da suçunun ortaya çıktığı anlaşıldığından hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu; suç tarihi ve ceza miktarına göre, suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin 4 üncü fıkrası, 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süreleri dolmadığından sanık … müdafiinin bu husustaki temyiz taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin,
18.02.2021 tarihli ve 2021/160 Esas, 2021/588 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.