Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/5600 E. 2011/3658 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5600
KARAR NO : 2011/3658
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3, 62, 501-c maddeleri uyarınca mahkûmiyet.

Tafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yargılama aşamasında 18 yaşını tamamlaması karşısında, Cumhuriyet savcısının sanığa istemi olmaksızın müdafii atanması gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 04.10.1989 doğumlu sanığın suç tarihi itibariyle 15 yaşını tamamlayıp henüz 18 yaşını ikmal etmediği gözetilmeden sanığa hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılmamak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere; “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi uyarınca nazara alınacak “zarar”ın; kanaat verici, basit bir araştırma ile belirlenebilir, maddi zarar olduğu ve manevi zararı kapsamadığı, dosya içeriğine göre; sanığın yönetimindeki motosikletle seyri sırasında, alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybedip, yoldan çıkarak motosikletten düşmesi sonucu kendisinin yaralandığı ve babasına ait motosikletin zarar gördüğü, kaza sonrası yapılan tespitte, kazanın olduğu yerdeki asfalt kaplama yolun düzgün ve trafiğin açık olduğunun belirlendiği olayda dosyaya yansıyan bir kamu zararının bulunmadığı nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”düzenlemesi için öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “kamunun uğradığı zarar tamamen giderilmediğinden” şeklinde, dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.