Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/1417 E. 2011/2485 K. 07.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1417
KARAR NO : 2011/2485
KARAR TARİHİ : 07.10.2011

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 459/2 maddesi uyarınca mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suç tarihinde sanığın, kardeşinin yapılmakta olan düğününde alkol aldıktan sonra düğün kalabalığının arasına karışıp üzerinde bulunan ruhsatsız tabanca ile rastgele beş el ateş ederek mağdurlardan …nin sol yanak kısmından girip, sol kulak kepçesi iç arka kısmından çıkan mermi ile hayati tehlike geçirmeksizin 15 gün mutad iştigaline sebep olacak şekilde, mağdur …’nin ise sağ ön kol volar yüzden giren , dorsal yüzden çıkan ve batın nahiyesine isabet eden, batın boşluğunda karaciğer yaralanmasına neden olup, mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandıkları, alınan adli raporlara göre mağdurlara isabet eden mermi adedi, isabet alan vücut nahiyeleri, atış sayısı ve yara durumları itibariyle, düğün yerinde kalabalık arasında ateş ederek iki kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda sanığın eyleminde bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğunun gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve 765 sayılı Kanuna göre hükmolunan ceza ile 5237 sayılı Kanuna göre hükmedilecek ceza belirlendikten sonra sanığın lehine olan Kanunun tespiti ile lehe Kanunun bir bütün halinde uygulanması, bu durumun gerekçeye yansıtılması suretiyle, hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
08.12.2004 tarihli celsede sanık müdafii tarafından sunulan ve ”10.10.2004 gecesi dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi yaralanmamıza sebebiyet veren …’ten iş bu olay nedeniyle uğramış olduğumuz maddi ve manevi tazminatımızı tamamen aldığımızdan … hakkında açılmış ve açılacak olan amme davasındaki şahsi davacılık ve müdahillik sıfatımızdan feragat ediyoruz” şeklindeki bila tarihli dilekçe kapsamından mağdurların zararlarının giderilmesi nedeniyle şikayetten vazgeçtikleri anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile değişik halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün istem gibi 326/son maddesi de gözetilerek BOZULMASINA, 07/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.