YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28235
KARAR NO : 2023/5384
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/312 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.320,00 TL ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılanı yetkilisi olduğu şirketten satın aldığı yapı malzemeleri karşılığında 15.07.2011 tarihli ve 13.200 TL bedelli sahte çeki verdiği, uzmanlık raporuna göre, suça konu çekin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilerek sanığın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık alınan savunmalarında, suça konu çeki tanık … ile birlikte gelen ve kendisini keşideci Abdulkadir Yanık olarak tanıtan kişiye sattığı mallar karşılığında aldığını, bu sırada tanık …’ın da yanında olduğunu, çeki almadan önce araştırdığını, sahte olduğunu bilmeden katılanın yetkilisi olduğu şirkete verdiğini beyan edip, mal satımına ilişkin fatura örneği ile işletme defteri dökümünü dosyaya sunduğu belirlenmiştir.
3. Katılan ve vekilinin alınan beyanlarında, sanık ile aralarında ticari ilişki olduğunu, çekin bu kapsamda verildiğini, zararlarının giderildiğini belirtmiş, katılanın yetkilisi olduğu şirket çalışanı tanık Necati Aladağ’ın sanık ile ticari ilişkilerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
4. Suça konu çeke ilişkin olarak tanzim olunan kriminal raporlarında, “çekin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu”, “çekteki tanzim yazılarının sanık ve keşideci el ürünü olmadığı, keşideci imzasının hakiki imzanın model alınması suretiyle sahte olarak atıldığı” belirtilmiştir.
5. Tanıkar … ve …’ın beyanları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresinin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir.
3. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 15.07.2011 olarak yazılmış ise de, suça konu çekin 11.03.2011 tarihinde katılanın yetkilisi olduğu şirkete verilmesi nedeniyle suç tarihinin 11.03.2011 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın alınan savunmalarında, suça konu çeki tanık … ile birlikte gelen ve kendisini keşideci Abdulkadir Yanık olarak tanıtan kişiye sattığı mallar karşılığında aldığını, bu sırada tanık …’ın da yanında olduğunu, çeki almadan önce araştırdığını, sahte olduğunu bilmeden katılanın yetkilisi olduğu şirkete verdiğini beyan edip, mal satımına ilişkin fatura örneği ile işletme defteri dökümünü dosyaya sunması, tanık …’ın sanığın bu beyanlarını doğrulaması, çekin sahte çıkması sonrası sanığın katılanın zararı gidermesi, katılanın yetkilisi olduğu şirket ile sanık arasındaki ticari ilişkinin halen devam etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bahse konu çekin sahte olduğunu bilerek ve suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraat hükmü yerine mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/312 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/312 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.