Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/3994 E. 2023/4801 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3994
KARAR NO : 2023/4801
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2021 tarihli ve 2018/10351 Soruşturma, 2021/9207 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.05.2021 tarihli ve 2021/3400 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 … maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.05.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2022 tarihli ve 2021/17297 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2022 tarihli ve KYB-2022/57299 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2022 tarihli ve KYB-2022/57299 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde özetle, 01/11/2017 tarihinde … Yapı Gayrimenkul’un yetkilisi şüpheli …’dan daire satın almak amacıyla şüpheli …’nın ofisine gittiği, şüphelinin dairelerin … İnşaat Rezidans tarafından yapıldığını söyleyerek müştekiye daireleri gösterdiği, dairelerin fiyatını 240.000,00 … lirası olarak belirlediği, tapu işlerinin halledildiğini, çok az işlerinin kaldığını söyleyerek kendisi ve diğer şüpheli olan eşi … adına iban numarası verdiği, müştekinin bu hesaplara toplamda 200.000,00 … lirası gönderdiği, tapu müdürlüğüne gittiğinde şüphelinin ofisinden çalışanını gönderdiği ancak kendisinin gelmediği, … İnşaat firması yetkilisi olan bir kişinin kendisi ile görüşmek istemesi üzerine ofise gittiği, yetkilinin burada kendisine şüpheli …’ın daha evvel de başkalarını dolandırdığını, şüphelinin bahse konu daire için kendisine 10.000,00 … lirası verdiğini söylemesi üzerine dolandırıldığını anladığı, şüpheli …’ya bahse konu durumları anlatması sonrasında şüphelinin kendisinden aldığı paralarla diğer dolandırdığı kişilerin parasını ödediğini ifade ettiği, aramalarından sonra kendisine toplamda 46.900,00 … lirası ödeyip geri kalan parayı ödemeyerek müştekinin zarara uğratıldığı iddia olunan olayda; nitelikli dolandırıcılık suçundan başlatılan soruşturmada; müştekinin talebi ile ilgili olarak Hukuk Mahkemelerine müracaat hakkının bulunduğu, ortada soruşturulması gereken herhangi bir suç ya da suçlu bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından, müştekinin beyanında geçen tanıklar … Hatinoğlu, … …, … … ve … …’nın olayla ilgili olarak beyanlarının alınması, şüpheliler hakkında başka kişilere karşı da benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, iddialar karşılanmadan, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, … Gayrimenkulün yetkilisi olarak bildiği şüpheli …’dan daire satın almak istediği, iş yerinde yapılan görüşmede, dairelerin … İnşaat tarafından yapıldığı söylenerek şikâyetçiye gösterildiği, bu doğrultuda anlaşmaya varılması üzerine, şüpheli … ve eşi olan şüpheli … hesabına 200.000,00 TL para gönderildiği, buna karşın devrin yapılmadığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturmada; satış sözleşmesinin … İnş.Taahhüt Hiz.Denizcilik San. ve Tic. Ltd.Şti ile şikâyetçi arasında yapılması, kaşe üzerinde mevcut adresin Esenyurt-İstanbul olarak görünmesi ve 22.05.2018 tarihli kolluk tutanağına göre, iş yerinin terk edilmiş bir halde bulunduğunun belirlenmesi karşısında; sözleşmenin kim tarafından imzalandığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ile vergi dairelerine müzekkere yazılarak, şirketin yetkilisi ile ortaklarının tespit edilmesi, şüpheli … ya da …’nın şahsi mükellefiyeti olup olmadığının belirlenmesi, şüpheli …’nın ifadesinde bahsi geçen ve … İnşaat adına para gönderildiği belirtilen … … ile şikâyetçinin ifadesinde belirttiği … …, iş yeri çalışanı … … ile … İnşaat yetkilileri İskender … ve … …’ın beyanlarına başvurulması, hesap hareketlerinin incelenerek, ne kadar paranın hangi tarihte kimin hesabına gönderildiğinin ortaya konulmasından sonra, şüphelilerden …’ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 19.01.2023 tarihinde vefat ettiği de gözetilip, şüpheliler … ve … hakkında soruşturmaya devam olunması ve sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık ya da nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken; “… taraflar arasındaki uyuşmazlığın özel hukuk kurum ve kuralları aracılığıyla çözümlenebilecek nitelikte kaldığı, ortada dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelik ve yoğunlukta müştekinin denetleme istek ve imkanını ortadan kaldırır vasıfta yoğun, ustaca hareketlere konu edilebilecek hileli herhangi bir davranış bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın alacak verecek ilişkisinden kaynaklandığı, olayın bu haliyle suç ya da suçluluğa konu edilemeyeceği, müştekinin uyuşmazlığın halli için Hukuk Mahkemelerine başvurması gerektiği…” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Samsun 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.05.2021 tarihli ve 2021/3400 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2023 tarihinde karar verildi.