Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/4289 E. 2022/14428 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4289
KARAR NO : 2022/14428
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 21.12.2018 tarihinde trafik sigortası olmayan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talebini 284.344,69 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 284.344,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına; başvuran davacının talebinin kısmen kabulü ile 218.780,50 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 10.09.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılamaya hâkim ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi”, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 26. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı … tarafından yapılan sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamasında asgari ücret üzerinden tazminatın belirlendiğini, bu nedenle eksik ödeme yapıldığını belirterek gelirine göre bakiye sürekli iş göremezlik tazminatını talep etmiştir. Dava dilekçesindeki talebine göre davacının dosyaya ibraz ettiği %8 oranındaki sürekli maluliyetinin kabul edildiği,gelir yönünden uyuşmazlığın devam ettiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında alınan 24.08.2020 tarihli maluliyet raporunda, davacının sürekli maluliyet oranı %13 olarak tespit edilmiştir. Hükme esas alınan rapor her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmişse de davacının dava dilekçesinde %8 oranında sürekli maluliyeti kabul ettiği anlaşıldığından İtiraz Hakem Heyetince taleple bağlı kalınarak %8 maluliyet oranı dikkate alınarak sürekli iş göremezlik zararının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Maddi tazminat talebi konusunda hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar ki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususları gözönüne alınmalıdır.
Davacı vekili, davacının çiftçilik, hayvancılık yaparak ve süt satarak gelirini elde ettiğini belirtmiş, İncirova Ziraat Odası tarafından düzenlenen gelir belgesini, süt satımına ilişkin makbuzları ile çiftçi kayıt sistemi belgesini dosyaya sunmuştur.
Somut olayda, hükme esas alınan 26.09.2020 tarihli ek hesap bilirkişi raporunda, İncirliova Ziraat Odası tarafından düzenlenen gelir belgesi ile süt satımına ilişkin makbuzlar dikkate alınarak davacının aylık kazancının asgari ücretin 4.1356 katı olduğu kabul edilerek aktif dönem için bu miktar üzerinden, pasif dönem için AGİ’siz asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı belirtilmiştir.
Tazminat hesabına esas alınacak olan davacının gelir araştırması yeterli olmayıp eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının kaza tarihindeki gerçek ve düzenli gelirinin tespiti bakımından, davacının kişisel özellikleri nedeniyle zirai üretim ve hayvancılık işine bedensel katkısının ne oranda olduğu, hayvancılık işinin görülmesi için davacının yerine başka birisinin ne kadar ücretle çalıştırılabileceği hususlarında gerektiğinde uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle davacının çiftçilik ve hayvancılık mesleğinde fiili emeği ile elde edeceği net gelirin ne kadar olacağı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Sigortacılık Kanunnu’nun 30/17 maddesi ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesine göre “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.