Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5564 E. 2022/12222 K. 13.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5564
KARAR NO : 2022/12222
KARAR TARİHİ : 13.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 30/08/2011 tarihinde davalıya ait davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada yaralanan dava dışı …’e davacı şirket tarafından 09/05/2012 tarihinde 14.522,00 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü araç kullandığını bu sebeple rücu koşullarının oluştuğunu, davalı aleyhine açılan icra takibine davalının haksız ve mesnetsiz olarak itirazda bulunduğunu beyanla, itirazın iptaline alacağın %40’ı oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; zarar görenin maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sigortalısından alkol nedeniyle rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK’nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. … Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, ödenen miktara göre değil zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.
Somut olayda; davalı tarafça dosya kapsamına sunulan zarar görenin davacı … şirketine açtığı bakiye işgöremezlik tazminatına yönelik davada çalışma gücü kaybına ilişkin olarak alınan İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu’nun 29/05/2017 tarihli raporunda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre %13,1 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı bildirilmişken; zarar gören tarafından sigortalıya açılan manevi tazminat davasında İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu’ndan alınan 01/12/2014 tarihli maluliyet raporunda ise zarar görenin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı araz bırakmadan iyileştiği bildirilmiştir. Bu itibarla; fahiş fark olan maluliyet oranları içeren raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi eksik inceleme niteliği taşımaktadır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıa karşısında, Adli Tıp 2. Üst Kurulu’ndan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ” Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine uygun olarak zarar görende davaya konu trafik kazası nedeniyle var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile maluliyet raporları ve taraflarca sunulan deliller irdelenerek denetime elverişli nitelikte dosyada mevcut maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.