Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/9259 E. 2022/12359 K. 17.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9259
KARAR NO : 2022/12359
KARAR TARİHİ : 17.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.04.2019 tarih 2017/17-1086 Esas- 2019/420 Karar sayılı ilamında “…Somut olayda, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun varlığının sabit olduğundan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza zaman aşımının uygulanması gerekmektedir ve kazaya neden olan kişi hakkında ölümü nedeniyle bir ceza davasının açılmamış olması, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında uzamış ceza zaman aşımının uygulanmasına engel değildir. Buna göre davacının desteğinin tam kusurlu şekilde neden olduğu ve kendisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nın 179. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunduğu; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK’nın 66. maddesinin birinci paragrafının (e) bendi uyarınca sekiz yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu; 2918 sayılı KTK’nın 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olduğu ve davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçmeden 17.07.2013 tarihinde açıldığı hususları dikkate alındığında somut olayda zaman aşımının gerçekleşmediği açıktır. Hâl böyle olunca yerel mahkemece 2918 sayılı KTK’nın 109. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. O hâlde yerel mahkemece eldeki davada uygulanması gereken zaman aşımı süresinin TCK’nın 66. maddesinin birinci paragrafının (e) bendinde düzenlenen zamanaşımı süresi olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, davacı … için 47.624,78 TL, davacı Mehmet Can Kaplan için 3.856,32 TL olmak üzere toplam 51.481,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29.02.2012 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile belirtilen oranlarda davacılara verilmesine karar verilmiş; karar davacılar vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
SONUÇ: Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün taraflar yönünden ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna ve aşağıda dökümü yazılı 2.636,67 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.