YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8217
KARAR NO : 2023/1718
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, açılan davanın kısmen kabulü ile fazla talep edilen 20.930,43 USD işlenmiş faizin iptaline ve diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karan şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi/borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu senetlerin tanzim tarihleri nazara alındığında, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkındaki Kanun ile bu husustaki 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince çıkarılmış olan genelgeye aykırı olarak USD cinsinden icraya konulmasının hukuka aykırı olduğu, alacaklı ile aralarında bir ticaretin bulunmadığı, takip öncesi için işlemiş faiz borcu ve vadeden işletilen faiz oranının devlet bankalarına döviz için belirlenen miktardan yüksek olduğu ayrıca takip sonrası talep edilen fahiş faizin de yüksek olduğu, iptali gerektiği itiraz ve şikayetleri ile takibin ve ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; aralarındaki ticari ilişki konusunda ispat yükünün borçluda olduğu ve yargılamayı gerektirdiği ve yine aralarındaki ticari ilişkinin 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde istisna olarak tutulduğu, kendilerinin deniz ticareti sektöründe yerli ve yabancı şirketlere yakıt ve yağ ikmal hizmeti sundukları, borçlunun da tacir olarak bu hizmetten yararlandığı ve takibe konu senetlerin işbu deniz ticareti faaliyetinde tanzim edildiği yine aynı kararnameye aykırı düzenleme olsa idi dahi sadece idari para cezası uygulanabileceği, ve borçlunun gider avansı yatırmayarak bilirkişi talebinden vazgeçmiş sayılacağı, faiz oranları için başka bankalardan da bilgi alınması gerektiği beyanları ile davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın takibe konu edilen senede istinaden ödemede bulunduğuna ilişkin İİK 169/a/l maddesinde belirtilen resmi veya imzası ikrar edilmiş herhangi bir belge sunmadığı, öte yandan 1567 Sayılı Türk Parasını Kıymetini Koruma Kanununun 32 sayılı karara ilişkin tebliğde değişiklik yapılmasına dair Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde USD cinsinden icraya konulmasının yasaklandığı, ancak davalı şirket ile dava dışı … Denizcilik … ve Ticaret Limited şirketi arasında “… -1” isimli gemiye istinaden yakıt ikmaline yönelik ticari ilişki bulunduğu, davacının … Denizcilik … ve Ticaret Limited şirketinin yetkilisi olduğu ve yakıt sözleşmelerinin yakıt satışlarına yabancı para üzerinden kararlaştırılmasının mümkün olduğu, bu nedenle 32 Sayılı Türk Parasının Korunması hakkmdaki tebliğ nedeniyle takibin iptal edilmediği, işlenmiş faize itiraz edildiği, 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca yabancı para cinsinden açılan vadeli mevduat faiz oranları dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapıldığı, 14.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulü ile fazla talep edilen 20.930,43 USD işlenmiş faizin iptaline ve diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesinde, dava dilekçesini tekrarla, alacaklı ile aralarında bir ticari ilişki olmadığı, bahse konu yakıt sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı ve faize yönelik itirazları ile kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından toplam dört adet USD üzerinden düzenlenmiş kambiyo senedine dayalı olarak, USD üzerinden hesaplanan işlemiş faiz ve komisyonu ile birlikte 111.762,40 USD alacağın ve ihtiyati haciz masrafı ile ihtiyati haciz vekalet ücretinin tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde harca esas Türk Lirası değerinin gösterildiği, ilk derece mahkemesince 23.12.2021 tarihinde HMK’nm 305/A maddesi uyarınca takipten sonra işleyecek faiz oranı hakkında hüküm kurulduğu, dolaşıma girmiş kıymetli evrak yönünden 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin geçici 8. maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; alacaklı ile aralarında ticari ilişki olmadığı, takibin Türk Lirasına çevrilme mecburiyeti olduğu, anılan Kararnameye göre takibin iptali gerektiği iddialarını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi karannın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kambiyo takibinde borca itiraz ile ödeme emri ve takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 169., 1567 sayılı Kanun ile 32 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve sair ilgili mevzuat
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.