YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/516
KARAR NO : 2023/2161
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2020 tarihli ve 2019/182 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/1055 Esas, 2020/1052 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılan … vekilinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/1055 Esas, 2020/1052 Karar sayılı kararının, sanık müdafileri ve katılan … vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.11.2021 tarihli, 2020/5505 Esas, 2021/14125 Karar sayılı ilamı ile;
”a-Sanığın savunmalarında olay tarihinde maktulün 3. kişiler ile görüşmesi nedeniyle tartışmanın başladığını beyan ettiği, söz konusu savunmalarının somut deliller ile desteklenerek doğrulanması açısından tahkikat esnasında maktulün kullanımında olduğu tespit edilen 2 adet cep telefonu üzerinde inceleme yapılarak cihaz üzerinde bulunan mesaj, fotoğraf, imaj içeriklerinin, görüşme ve kısa mesaj kayıtlarının araştırılarak buna ilişkin rapor tanzim edilmeyerek ve yine sanığın savunmalarında istikrarlı şekilde olay tarihinde maktul …’in mesajlaştığı şahsın numarasını kendi telefonuna yazarak aradığını, düşmenin gerçekleştiği anda da telefon ile konuştuğunu iddia etmesi karşısında; buna ilişkin HTS kayıtlarından sanığın görüşme yapmış olduğu şahsın araştırılarak tespiti ile tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, bilirkişi raporunda maktulun aşağı düştüğünde görüşmenin devam ettiği ve sonrasında düşme yerine intikalinin zaman olarak mümkün olduğu belirtildiğine göre de görüşmelerde kesinti olup olmadığı, olmuşsa bu kesinti süresi içerisinde atma/itme eyleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğinin teknik olarak tespitinin yapılmadan eksik inceleme ile karar tesis edilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b- Sanığın suç tarihinde maktulün bir başka kişi ile görüştüğünü öğrenmesi üzerine aralarındaki kavganın başladığını belirttiği, savunmasını doğrulayan maktulun annesi Muazzez’in beyanı da birlikte değerlendirildiğinde sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
c- 6284 sayılı Yasa uyarınca davaya katılmasına karar verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren … lehine yasaya aykırı olarak vekalet ücretine hükmedilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli, 2021/433 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü 10 yıl 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmekle 5271 sayılı Kanun’un 307 … maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen ”Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması halinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına
bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.01.2023 tarihinde tanzim olunan ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri; sübuta, beraat hükmü verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü tesis edildiğine, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemleri; koşulları oluşmayan takdiri indirim nedenlerinin uygulandığına ve vekalet ücretine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul …’in sanık … ile … süredir fiili birliktelik yaşadığı ve bu ilişkiden üç çocuklarının olduğu, olay tarihinde ikametlerinde bulundukları sırada sanığın maktulün cep telefonundan bir başkası ile mesajlaştığını görmesi yüzünden başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, güvenlik görevlilerine yaşadıkları binadan kavga olduğuna dair ihbar yapıldığı, güvenlik görevlileri olay yerine gelmeden önce maktulün, ikametin yatak odası balkon penceresinden aşağıya düşmesi nedeniyle otopsi raporu ve adli tıp ihtisas dairesi mütalaasına göre; ”genel beden travmasına bağlı kot, pelvis ve ekstremite kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve pnömotoraks sonucu” hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı, sanık her ne kadar aşamalarda özü değişmeyen savunmalarına göre üzerine atılı suçlamayı inkar ederek maktulün görüştüğü üçüncü kişi ile telefon ile konuştuğu esnada pencereden atlayarak intihar ettiğini savunmuş ise de; maktulün parmak aralarında alınan svaplarda sanığa ait DNA örneklerinin tespit edilmiş olması, sanığın olay yerinde güvenlik görevlileri tarafından çekilen fotoğraflarında yüz ve boyun bölgesinde derin yaralanmalarının mevcut olup olay gerçekleşmeden önce sanığın maktulün annesi katılan …’i arayarak sinkaflı küfürler edip katılanı ve kızını öldürmekle tehdit ettiği, maktul düştükten hemen sonra alınan kamera kayıtlarına göre maktulün yanına gelen tanık Nebi’nin anlatımlarına göre sonradan maktulün eşi, kayınvalidesi ve kayınpederi olduğunu öğrendiği olay yerindeki şahıslardan bayan olanının başını elleri arasın arasına alarak ”ölse de kurtulsak” şeklinde beyanda bulunduğunu belirtmesi nazara alınarak sanığın maktulün başka bir erkek şahısla müstehcen içerikli yazışmalar yapmış olmasından kaynaklanan tahrik altında pencereden iterek ölümüne sebep olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık savunmaları, tanık ve katılan beyanları, 04.10.2018 tarihli otopsi raporu, 29.07.2019 tarihli Adli Tıp Mütalaası, 16.10.2019 tarihli keşif zaptı, 15.06.2018 tarihli olay yeri inceleme raporu ve bilirkişi raporları dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Sübuta, Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, Hatalı Kabul ve Değerlendirmeye, Eksik İncelemeye, Adil Yargılanma İlkesinin ve Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriğinin kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan … Vekilinin Takdiri İndirim Nedenleri ve Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
1. Takdiri İndirim Nedenleri Yönünden;
Takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vekalet Ücreti Yönünden;
Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriğinde açıkça belirtilmesine; 6284 sayılı Yasa’nın 2 ve 20 nci maddeleri gereği aile içi şiddet suçlarında Aile Bakanlığının davaya katılabileceği hükmüne istinaden katılan bakanlığın kendisini vekille temsil ettirmiş olması ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmesine karşın Mahkemece katılan kurum vekalet ücreti takdir edilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Haksız Tahrik Yönünden:
Tüm dosya kapsamına göre; sanık ile … süredir fiili birliktelik yaşayan ve bu birliktelikten 3 çocukları olan maktulün HTS kayıtlarından anlaşıldığı üzere bir süredir tanık M.K. ile gönül ilişkisi yaşadığı, bu süreçte birçok kez telefonla görüştüğü ve mesajlaştığı, olay günü taraflar arasındaki tartışmanın söz konusu kısa mesajların sanık tarafından fark edilmesi üzerine başladığı ve kavga esnasında sanığın duyduğu öfke ve hiddet altında atılı suçu işlediğinin anlaşıldığı olayda; maktulün cinsel ilişkiye varmayan mesajlaşmadan ibaret eylemi nazara alındığında; maktulden sanığa yönelen haksız eylemin ulaştığı boyut gözetilerek haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile yapılan uygulama sırasında asgariye yakın oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 13 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle vekalet ücreti ve haksız tahrik yönünden katılan … vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/433 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.