YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11081
KARAR NO : 2017/9612
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3, 62, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-138 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanık hakkında, TCK’nın 179/3. maddesi yollaması ile aynı Kanunun 179/2. maddesi gereğince ceza tayini gerekirken, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında temel ceza tayini sırasında uygulama maddesi olan TCK’nın 179/2. maddesine yer verilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi kanuna aykırı,
2-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1215 Esas, 2013/76 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK’nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan Kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra, sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde ve,
3-TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesinde, zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi