YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10272
KARAR NO : 2023/4885
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3639 E., 2023/442 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Direnme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2018 tarihli ve 2018/2087 Esas, 2018/163 Karar sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/99 Esas, 2018/176 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/2459 Esas, 2018/2896 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2020 tarihli ve 2020/5488 Esas, 2020/8161 Karar sayılı kararı ile;
“1. Hakkında … ilinden uyuşturucu madde getirip sattığı yönünde ihbar bulunan sanığın suç tarihinde yapılan üst aramasında net 1gr eroin ve ikametinde yapılan aramada 10 parça halinde net 4 gr metamfetamin ele geçirilmesi karşısında; suç konusu uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım miktarının üzerinde olması, çeşitliliği, bulundurulma şekli, satışa hazır ve birbirine yakın ağırlıkta paketlenmiş olmaları ve iletişim tespit tutanakları içerikleri dikkate alındığında, sanığın bu maddeleri başkalarına satma amacı ile bulundurduğu açık olup, eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği yanlış değerlendirilerek ilk derece mahkemesince uyuşturucu madde ticaretinden kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2. Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinde 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu
maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/505 Esas, 2021/640 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 25.11.2020 tarihli ve 2020/5488 Esas, 2020/8161 Karar sayılı kararına direnilmesine karar verilmiştir.
F. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/13476 Esas, 2022/11331 Karar sayılı kararı ile;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda uygulama yapmak, bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurmak, bozma nedeni veya nedenlerini tartışmak, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, hükümde değişiklik yapmak suretiyle verilen direnme kararının özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olduğu ve mahkemece, Dairemizin 25.11.2020 tarih, 2020/5488 Esas ve 2020/8161 Karar sayılı bozma kararına karşı direnildiği belirtilmiş ise de; direnme kararında bozma nedenlerinin tartışılmış olması, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulması karşısında, karar, şeklen direnme gibi görünse de özde ilk karar mahiyetinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hakkında … ilinden uyuşturucu madde getirip satığı yönünde ihbar bulunan sanığın suç tarihinde yapılan üst aramasında net 1gr. eroin ve ikametinde yapılan aramada 10 parça halinde net 4 gr. metamfetamin ele geçirilmesi karşısında; suç konusu uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım miktarının üzerinde olması, çeşitliliği, bulundurulma şekli, satışa hazır ve birbirine yakın ağırlıkta paketlenmiş olmaları ve iletişim tespit tutanakları içerikleri dikkate alındığında, sanığın bu maddeleri başkalarına satma amacı ile bulundurduğu açık olup, eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği yanlış değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu madde ticaretinden kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
G. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09/03/2023 tarihli ve 2022/3639 Esas, 2023/442 sayılı kararı ile Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2022/13476 Esas, 2022/11331 Karar sayılı kararına direnilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın suç tarihinde gerek evinde ve gerekse üzerinde ele geçirilen maddelerin kullanma sınırında olması, sanığın iletişim tespitlerine rağmen uyuşturucu madde sattığına veya devrettiğine ilişkin bir fiziki takibin bulunmayışı, iletişime geçtiği kişilerin tanıklığının olmayışı nedenleriyle sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı, 08.11.2022 tarihli bozma ilamında belirtilen nedenlerle yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/13476 Esas, 2022/11331 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.