YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4329
KARAR NO : 2023/5067
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun soybağını değiştirme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/576 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararı ile
a. Sanık … hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 231 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 nci ve maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
b. Sanık … hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
a. Katılan vekili tarafından; Mahkemece tüm hususların sanıklar lehine yorumlandığı ve alt sınırdan hüküm kurulduğu gerekçeleriyle hükümler temyiz edilmiştir.
b. Cumhuriyet savcısı tarafından; Sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında rahatsızlığının bulunduğunun iddia edilmesine rağmen ve bu hususta inceleme yapılmasına rağmen adli tıp kurumu başkanlığı veya ruh sağlığı hastalıkları hastanesinden sanığa bahsi geçen madde kapsamında rahatsızlığının bulunup bulunmadığına dair sağlık kurulu raporu alınarak hukuki durumunun tayini gerekirken adli tıp uzmanından rapor alınarak karar verilmesi, yine akıl hastalığı olduğu iddia edilen sanığa 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince resen müdafi tayini gerekirken bu hususa riayet edilmeyerek müdafii tayin edilmeden ve müdafi huzurunda savunma alınmadan yargılamaya devamla karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle hüküm temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Temyiz dışı sanık … ve sanık …’un … isimli çocukları doğduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, katılan …’in babası olarak sanık …’ı annesi olarak da sanık …’ı Nüfus Müdürlüğüne bildirdikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçu ikrar eden savunmada bulunmuşlardır.
3. Mahkemece sanık savunmalarına, nüfus kaydına ve tüm dosya kapsamına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiği kabul edilerek sübut bulan suçtan sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Dosya içerisinde mevcut Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.09.2015 tarih ve 2015/3161 sayılı raporunda, sanığın mevcut muayene bulguları ve tıbbi kayıtlarının incelenmesi sonucunda suç tarihinde ceza ehliyetini etkileyecek herhangi bir psikiyatrik sendrom bulgusuna rastlanılmadığından suç tarihi itibarıyla ceza ehliyetinin tam olduğunun kabulünün gerektiği belirtilmiş olması ve sanığın ceza ehliyetinin tam olması nedeniyle sanığa zorunlu müdafii atanmadığının anlaşılması karşısında Cumhuriyet savcısının bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin yukarıda belirtilen husus dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/576 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/576 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.